Zihinsel gelişim ve şiddet içerikli bir dünyaya uyum

Bilinmektedir ki, milyonlarca çocuk gerek evde, gerekse çevrelerinde veya okullarında şiddete maruz kalmakta veya en azından buna tanıklık etmektedir. Bu oranın büyük yüzdesi evlerde vuku bulurken, çevrede veya okullarda göreceli bir güvenliğin olduğu da görülü, ancak yine de bu koşullara karşın bir çok çocuğun şiddeti bir biçimde tecrübe ettikleri anlaşılabilir. Yine, bazı çocuklar için emniyetli bir çevre ve okul ortamı, evdeki şiddetten kaçınmanın önemli bir alternatifi halinde karşımıza çıkar.

Bu bağlamda en fazla risk altında bulunan çocuklar, aslında yine de hiç bir yerde kendilerini güvende hissetmeyen çocuklardır. Keza onların evleri kaotiktir ve periyodik olarak, o ya da bu şekilde tacize maruz kalmaktadırlar. Yaşadıkları çevre parça parça bölünmüş, birtakım küçük grup veya çetelerce 'şiddete bulaşmış' ve okulları da bu yapıya zemin hazırlar bir atmosfer ortaya koymuş biçimde olduğu içindir ki, söz konusu çocukların tek başlarına eğitim alma hakları engellenmiş veya olanaksızlaştırılmıştır. Oysa ki bu çocukların, söz konusu tehditlere rağmen yetiştirilmeleri ve olup biteni öğrenmeleri gerekmektedir.

Bu çocukların, söz ettiğimiz korku atmosferine bir biçimde uyum sağlamaları gereklidir. Söz konusu korku atmosferinin ısrarlı duruşu veya bu korkuya yönelik sinirsel gelişim uyumunun yaratabileceği kusurlar, çocuğun beyin gelişimini de alt üst edebilir ve onu ezebilecek düzeye erişebilir. Bu da aynı çocukta psikolojik, duygusal, davranışsal, bilişsel ve sosyal öğrenme yetileri adına önemli kusurlar yaratabilir. Zihinsel gelişim sürecinin ana prensipleri, şiddete maruz kalan ve gözlemlenen çocukların gelişim mekanizmaları adına önemli ipuçlarını beraberinde getirmektedir.
 



1


Article Düzenle

Yorum Ekle

Web Tasarım Data1        

İsim Bankası

Reklam Verin

Tatlı Sözlük