Beynin şiddete yönelik tepkisi: Savaş veya Kaç

Örgülü Aktivite Sistemi (Reticular Activating System - RAS): Aşırı tahriksel döngünün ilk safhası olarak alınabilecek bu sürece, bir nevî alarm tepkisi olarak bakılabilmekle beraber, bunun merkezi ve çevresel sinir sistemini hareketlendirdiği söylenebilir. Bu sistem beynin  sinir hücrelerini ilgilendiren ve tahrike odaklanan sinir sistemlerinin yükselen tahrik ilişkili sinir sistemlerini bağlamaktadır. Bu bölüm ayrıca beynin iç (dorsal raphe serotonin) hücreleri ile, klolinerjik nöronlarını, her nevi lateral stres tepkisine yönelik olarak düzenleyerek, mezolimbik ve mezokortikal dopaminerjik nöronu diğerleri gibi hareketlendirir ve retiküler aktivasyon sistemini (örgülü aktivite sistemi) belirler.

Bu kapsamda yapılagelen orijinal aşırı tahrik araştırmaları,  korku, strese yönelik tepki ve tehdide verilecek karşılıklar ile farklı lezyon modellerini, örgülü aktivite sistemi adına doğrudan bağlayıcı olmaktadır. Söt ettiğimiz örgülü aktivite sistemi son derece mühimdir ve çoklu sisteme sahiptir; anksiyete, aşırı tahrik ve limbik, hatta kortikal süreci doğrudan ilgilendirmektedir. Bu bağlayıcı beyin yapısı ve orta beyinsel monoamin sistemleri, eşgüdümlü çalışır ve anksiyete düzenlemesi babında, fonksiyonların düzenlenmesi ile yönlendirilmesi adına zorunlu bir işlevi üstlenirler.

Locus Coeruleus: Örgülü Aktivite Sistemi'nin (Reticular Activating System - RAS) temel birimlerinden biridir.) Bu tek yönlü, norephinephrine içeren nükleik yapılı nöron birimler, beynin hemen tüm ana bölümlerine aksonal doğrultuda projeksiyonlar geliştirir ve yansıtırlar. Böylece, beynin genel bir düzenleyicisi olarak noradrenerjik ton ve hareketliliğini dengede tutarlar. Locus Coeruleus (LC) bu yönüyle gelen duyu bilgisinin 'değeri'ni belirleyici bir işleve sahiptir. Bu nedenle de gelen bilginin potansiyel tehdit içerip içermediği ve kalıcı olup olmadığını belirler Öte yandan ventral tegmental nükleus ise, (ventral tegmental nucleus - VTN) pons/medulla alanındaki 'sempatetik' nükleinin düzenlenmesine dair varlık gösterir. (Moore & Bloom. 1979) Bu yönüyle LC ve VTN hareketliliğinde yaşanan artışın akut strese neden olduğu ve norepinephrine salgılanmasının beyne sirayet edip bedeni sardığı da bilinmektedir. Bu, ana beyin yapısına dair kateklomin sistemler (LC ve VTN) beynin her tür anahtar bölgesine aksederek şiddet, ağır tahrike maruz kalma, kin, davranış bozukluğu, lokomotif tutum, dikkat, strese yönelik tepki, uyku ve yeniden uyanış tepkisi gibi pek çok unsurun temelini oluşturabilir.

LC'de yaşanan hareketlilik, yaşanılan tahriğin, örneğin uyku, sakinlik, uyarılmışlık, şiddet, korku ve terör gibi strese bağlı faktörlerin veya çevresel stres etmenlerin bir yansıması özelliğine sahiptir. Basit deyimle korku, LC ve VTN hareketliliğini tetikler, beyin içindeki bütün LC ve VTN terminal bölgelerinde yer alan norepinephrine maddesinin artışını sağlar. LC, kritik olmayan bilgiyi 'tonlayarak' kişiyi 'aşırı şiddetten' uzak tutar. Adı geçen aynı isimli nükleüsün ayrıca, otonomik sinir sistemin tonunu belirleyici ve karmaşık bir etkileşimli süreci düzenleyici, idare edici bir niteliği de bulunmaktadır. Bu bağlamda sindirim sistemi ile hipotalamik pituitar adrenal (HPA) bölümü aksı da bu noktada devreye girer ve adrenokortikotropin ve aynı süreç kortizol salgısıyla neticelenir. Bu sempatetik sinir sistemi hareketliliği, LC tarafından düzenlenebilir de; bu ise kalp ritminde değişikliklere yol açarak kan basıncını dönüştürebilir, solunum hızına etki eder, glukoz hareketliliği ve kas durumunu biçimlendirir. Tüm bu hareketler, esasında bedeni olası bir savunmaya karşı hazırlayabilmek içindir. Yani, potansiyel bir tehditten kaçmak veya onunla kavga için.

Hippocampus: Örgülü Aktivite Sistemi (Reticular Activating System - RAS) ile ilintili bir diğer anahtar sistem olan Hippocampus, verilen korku tepkisiyle doğrudan ilgilidir. Korteks arayüzü ve alt diensefalik alanlarda varlık gösterir. Hafıza ve öğrenme konusunda bu alana büyük görevler düşer. Ayrıca otonomik sinir ve nöroendokrin sistemlerinde de çeşitli hareketlilikler bu sistemden kaynaklanır. Stres hormonları ve strese bağlı nörotaşıyıcı sistemler, örneğin LC veya öteki ana beyin yapısı nükleisleri, hippocampus bölümünü bir hedef olarak gözetirler. Bu bağlamda incelenen hayvan modellerinde, kortizol gibi farklı hormonlar hippocampus sinapsı düzenlemesi ve dendritik yapıyı tahrif etmek durumuna geçer, bu bakımdan da hippocampal bölümde alenen görünen kimi değişikliklerle yapıya büyük oranda etki ederler; bu söylediklerimiz ise beyin inceleme ve röntgen teknikleriyle sabittir. (McEwen, 1999). Tekrara düşen stres durumları dentat gyrus denen, hippocampus bölümünün bir parçasında bulunan nöronların gelişimini de sekteye uğratarak CA3 olarak adlandırılmış bu kısmı alt-üst eder.  Bu nörobiyolojik değişimlerin kimi, incelenmiş fonksiyonel sorunlar açısından hafıza ve öğrenmeye dair, strese bağlı nöropsikiyatrik sendromlara ilişkin post-travmatik stres bozukluğunu da içerir örneklerden ibarettir. (Perry & Azad, 1999).
 



1


Article Düzenle

Yorum Ekle

Web Tasarım Data1        

İsim Bankası

Reklam Verin

Tatlı Sözlük