Anne sütü üretimini etkileyen hormonlar


Admin , 10.9.2009 10:18:00

Doğumdan sonra, süt salınımında rol oynayan iki refleks vardır. Bunlar;

  • Süt oluşumu refleksi (prolaktin sağlar)
  • Sütü salgılayan refleks (oksitosin hormonu sağlar)


Prolaktin
Sütün salgılanmasını uyaran hormondur. Prolaktin çeşitli proteinlerin ve yağların sentezini başlatır. Sütün devamlılığında rol alır. Bu nedenle doğumdan hemen sonra anne ve bebeğin birlikte olması ve bebeğin emzirilmesi gerekmektedir. Bebeğin emmesiyle meme ucundan duygusal ileti beyne giderek hipofiz bezinin ön lobundan prolaktin kan yoluyla memeye gider ve süt salgılayan hücrelerin süt salgılamasını uyarır. Prolaktin geceleri daha fazla yapılır. Bebeği gece emzirmek anneyi gevşetir ve rahatlatır.

Bebeğin anne memesini emmesi, anne bedeninde birçok hormonun salınmasına ve bunların etkilerine yol açar. Birçok kadının kendisi çocuk doğurmadığı halde bebek bakmak durumunda kalması ve bebeğe meme emzirmesi sonucunda; süt salgılamasının başlaması mümkündür. Emme sonucunda hipofiz ön lobu etkilenerek prolaktin salgılanmasını artırır ve memedeki süt bezlerinde süt yapılmaya başlanır. Emme devam ettiğinde hipofiz arka lobu uyarır, oksitosin hormonu salınır ve yapılmış olan süt kanallara geçerek dışarı akmaya başlar. Bu mekanizmaya annenin psikolojik durumu etki eder. Ruhsal olarak sıkıntılı, kaygılı olmak süt salgılanmasını da azaltır. Emziren kadınların ruhsal olarak sağlıklı olmaları süt salgılamaları için gereklidir.

Gebeliğin 8. haftasından itibaren prolaktin düzeyleri kanda artmaya başlar ve en yüksek düzeyine ulaşır (200-400 ng/ml). Prolaktin memenin büyümesini uyarır ve gebelik esnasında süt kanallarından klostrum adı verilen ve halk arasında “ağız” da denilen maddenin de yapımını sağlar. Gebelik sırasında kanda yüksek oranda bulunan progesteron hormonu tam manası ile süt yapımını engeller. Doğumdan sonra progeteron ortamdan kaldığı için süt üretimi başlar. Bu nedenle doğumdan sonra sütün gelmesi 72 saati bulabilir.

Emzirmeyen annelerde ise doğumlardan sonra 7 günde kan düzeyleri normal gebelik öncesi seviyelerine iner. Gebelikte prolaktinin bebeğin akciğer gelişiminde rol oynadığı ve yine bebeğin anne tarafından yabancı cisim olarak algılanıp atılmasını engellediği düşünülmektedir.

Bebek anne memesini ne kadar çok emerse, prolaktin etkisi ile bir sonraki emzirmede o kadar fazla süt yapılmış olur. Bu nedenle bebek sık sık emzirilmelidir.

Annenin bebeği görmesi, onunla birlikte olması, dokunması, sesini duyması, sütün salınmasını sağlarken, bebeğinden ayrı kalmak, ağrı, endişe, sütün yetmediğini düşünmek gibi olumsuzluklar sütün akmasını engeller.

Oksitosin
Beynin tabanındaki hipofiz bezinin arka lobundan salgılanır. Sütün memede süt kanallarından ilerlemesini ve doğumdan önce doğumun gerçekleşmesini sağlamak için rahim kasılmalarını sağlayan hormondur. Doğumdan sonra ise rahimin (uterus) toparlanmasını sağlar.

Zürih Üniversitesi’nden Ernert Fehr ile Iowa Üniversitesi’nden Antonia Damasio, annelerin beyninde yavrusuna bağlılığını sağlayacak biyokimyasal işlemler başlatan oksitosin hormonunun, güven duygusuyla da doğrudan ilişkisi olduğunu belirlemiştir.

Oksitosin hormonu beynin, vücut sıcaklığı, açlık ve susuzluk gibi fiziksel tepkimeleriyle korku ve öfke gibi büyük duygusal patlamaları ayarlayan hipotalamus kısmında sentez edilmektedir.
 




Blog Düzenle

Yorum Ekle

Web Tasarım Data1        

İsim Bankası

Reklam Verin

Tatlı Sözlük