
Çocuklara yönelik müzik dersleri, 2003 Temmuz’unda Nöropsikoloji alanında yapılan bir araştırmaya bakılırsa kelime hafızalarının evrimi yönünden çok makul sonuçlara gebedir. Bu araştırmada bir Hong Kong okulunda eğitim gören 90 öğrenciye odaklanılmış, bu öğrencilerinin yarısının, okuldaki müzik / keman dersine devam etmesi veya klasik müzik / piyano eğitimi alıyor olması göz önünde bulundurulmuştur. Araştırmaya konu olan diğer 45 öğrenci ise, müzik eğitimi almamış öğrencilerden oluşmaktadır. Öğrencilerin sözel ve görsel hafıza yetenekleri, bu araştırmada sınanan öncelikli iki unsur olarak ön plana çıkarılmıştır.
Araştırma sırasında Müzik Grubu’na katılmış olan öğrencilerin sözlü müzikal temalara daha yatkın olduğu belirlenmiş; bu zamanla daha da ilerlemiş; ancak görsel öğrenim hızı bir değişim göstermemiştir. Burada sorulması esas olan, duruma neyin sebep olduğu ve etki ettiği olacaktır. Acaba sözel öğrenimde daha büyük yetenek sahibi olan minikler, bilhassa müzik derslerine mi eğilim göstermektedirler ? Bu süreçte öğrencilerden bir kesimin, müzik eğitimini yarıda kestiği görülmüştür.
Bununla beraber öğrencilerin hafıza yeteneklerinde de gelişim durgunluğu saptanmış; bunun zaten müzik dersi almayan öğrencilere kıyasla daha hızlı ve somut yaşandığı anlaşılmıştır. Burada birşeyi yeniden tekrarlamak mevzubahis olabilir; acaba müzik, öğrencilerin eğitimine hizmet mi etmiştir, yoksa bu öğrenciler zaten sözlü öğrenim yetilerinin sınırına dayandıklarından mı böyle davranmaktadırlar ? Bu koşullarda gözardı edilmemesi gereken husus, acaba öğrencilerin gelişen akıllarında müziğin o ya da bu açıdan olsun, ne derece etkili olabildiği mefhumumudur ?
Kaldı ki bir diğer grup öğrenci de müzik dersi almadığı halde bunu sonradan edinmeye başlamış, kurstan belli bir süre sonra onların de sözel hafızalarının perçinlenip geliştiği gözlenmiştir. Peki öğrenciler, gelişen hafızaları mı, yoksa müziğin etkisiyle mi daha fazla müzik eğitimini kabullenmekteler ? Tüm bunların ötesinde, büyük olasılıkla asıl ilişki, müzik dersleriyle olmasa gerektir. Ama bu derslerin de gerisinde, derslere evlatlarını gönüllü yazdıran ebeveynlere dikkat çekmek önemli olacaktır. Bu aileler büyük ihtimalle kendi özel yaşamlarında daha fazla okuyan, daha fazla görsel oyun tecrübesi kazanmış, ya da daha fazla kaliteli besinler edinmiş olabilirler ve bu pekala evlatlarının gelişim sürecine müsbet mertebede sirayet etmiş bulunabilir.
Bu konuda öğrenmemiz gereken daha fazla şey olduğu kesindir; müzikal öğrenim, öteki türlü öğrenim biçimlerine nasıl yansımaktadır ? Ama son kertede kanaatimiz şudur ki, müzikal eğitim, bir şekilde de olsa aklın derinliklerine erişmekte ve beyne bir bakıma çapraz eğitim desteği sunabilmektedir. Müzik dersleri, minikler için büyük bir olgudur; her ne kadar pratik derslerde biraz ağır ve hantal olunsa da, bu miniklerin pek çoğu, ileride, aldıkları eğitime minnetle yaklaşır.