
Uyku düzeni, doğum öncesinde oturur ve kolay kolay bozulmaz. Bebekler, genellikle, annelerinden bağımsız bir uyku düzeni geliştirirler ve gebeliğin son üç aylık dönemi boyunca bu düzene oldukça sadıktırlar. Gebe kadınlar, bebeklerinin uyuma ve uyanma düzenlerini genellikle ayırt edebilirler ve çoğunlukla, kendileri tam uykuya dalmak üzereyken bebeklerinin hareketlendiğini söylerler.
Bunun nedenlerinden biri, annenin yürüme hareketinin bebeğin hareketlerini bir dereceye kadar azaltmasıdır. Aynı zamanda, anne dinlenmeye başladığında hareketsizleştiği için, fetusun hareketlerinin daha belirgin biçimde hissedilebilmesinden de kaynaklanır.
Günümüzde, modern ultrason teknikleriyle, sekiz hafta gibi erken bir dönemden itibaren, bebeğin düzenli hareketlerini tespit etmek olası. Bu haftalarda bebek, kol ve bacakların geriye doğru savrulduğu ürkme refleksini yapabilir ve hıçkırmak gibi diğer birçok istemsiz davranışta da bulunabilir. Ana karnındaki 10. haftasında bir bebek, vücudunu döndürerek, gerinerek ve başını, kol ve bacaklarıyla birlikte hareket ettirerek duruşunu sürekli değiştirir. Nefes almaya benzer devinimler de yapar, ama bunlar ancak iki-üç saniyede bir gözlemlenebilir. Bunlar, daha sonra 18. haftada tamamen gelişen küçük yutkunma hareketleridir.
Bebek, ikinci üç aylık döneme ulaştığında, duruşunu daha uzun süre koruyabilir; parmağını emerek ya da göbek kordonuna tutunarak sakin bir şekilde yüzer. Bu dönemde, bebeğin akciğerleri hızla gelişir. Saniyede bir, akciğerler genişleyip büzülerek hava yerine amniyo sıvısını içeri çekerler ve nefes alıp verme işine hazırlık yaparlar. Bu aşamada, bu nefes alıp verme hareketleri, bebeğin gereksindiği tüm oksijen kan dolaşımı yoluyla sağlandığı için, hayatta kalmaya değil, doğumdan önce akciğerlerin güçlenmesine yarar. Prematüre bebeklerin en büyük sorunlarından biri, nefes alma güçlüğüdür; çünkü, henüz bütünüyle gelişmemiş olan akciğerler, amniyo sıvısından havaya geçiş yapmakta zorlanırlar.
Son üç aylık dönemde, fetusun hareketleri durağandır ve uyku düzeni oluşmuştur. Uykudayken kalbi daha yavaş atan fetus, uzun süreler boyunca uyur ve az hareket eder. Hareketlerinin önemli bir bölümü sese, dokunuşa, ışıktaki değişimlere ve diğer uyaranlara verdiği tepkilerdir. Bu dönemde, fetus, annenin düzenine uymayabilir; kendine ait yirmi dört saatlik bir düzen geliştirmiştir.