
Anne-babalar genellikle doğumdan önce kız ya da erkek çocuk hayalleri kurarlar. Bazı babaların tek hayali bir erkek çocuğa sahip olabilmek, onunla maça, balığa gitmek ve evde güreşebilmektir... Bazı annelere göre ise erkek çocuk, ona sevdiği adamı hatırlatır. Kimi anne-babalar ise bir kız çocuğuna sahip olmanın, onu rengarenk tokalarla süslemenin ve cıvıl cıvıl paytak yürüyüşlerinin hayali içindedir. Bu hayaller yüzünden aileler nasıl yaparız da bebeğimizin cinsiyetini istediğimiz yönde belirleyebiliriz diye düşünürken, doğru olsun ya da olmasın birtakım yöntemlere başvurabiliyorlar.
Kulaktan dolma bilgiler
Çocuğun cinsiyetini "seçebilme gücüne" sahip olduğunu düşünmek, yüz yıllardan beri insanların bu konuda başarı sağlayabilmek için kulaktan dolma stratejiler geliştirmelerine yol açmıştır. Aslı olmayan fikirlere kapılıp yakınlarından duydukları tavsiyeleri uygulamaya çalışarak, istedikleri cinsiyette çocuk sahibi olma hayalleri kuran anne-babalar, cinsel yaşamlarında pozisyon değişikliklerinden yedikleri yemeklere kadar bir sürü yöntem deneyebiliyor. Tesadüf eseri istedikleri cinsiyete sahip olduklarında ise, bu yanlış efsane uzayıp gidiyor, örneğin, 13. yüzyılda Çinli bir bilim adamının icat ettiği tablo yöntemi ile çocuğunuzun erkek ya da kız olup olmadığını bir formüle göre öğrenebiliyorsunuz. Bu tabloya göre aileler doğdukları ay ve yıl tarihleri doğrultusunda birtakım hesaplamalar yaparak, bebeklerinin kız ya da erkek olacağını "güya" öğrenebiliyorlar. Günümüzde ise buna inanan insanlar hala var...
Bu kulaktan dolma bilgiler içinde neler yok ki... Ne kadar eski zamanlara giderseniz gidin, bugün size çok fazla gülünç gelecek hikayelerle karşılaşabiliyorsunuz. Örneğin bir Alman masalına göre, yatağınızın altına tahta kaşık koyarsanız kızınız, cinsel ilişkiye girmeden yarım saat önce partneriniz kahve içerse erkek çocuğunuz olabiliyor. Ülkemizde de kulaktan dolma bilgiler azımsanacak gibi değil. Uzmanlar, eğer anne-babalar bebeklerinin cinsiyetini öğrendiklerinde çok mutlu olacaklarsa, ailelerin bu şansı kullanması gerektiğini söylüyor. Onlara göre bunu bilmek, her iki taraf için de (anne-baba ve çocuklar) gayet olumlu olabilir.
Cinsiyeti spermler belirliyor
DNA'nın temel taşlarını oluşturan kromozomlar, yumurta ve spermlerde mevcuttur. Bütün yumurtaların içinde ve spermlerin yüzde 50'sinde X kromozomu vardır. Spermlerin geride kalan kısmı ise Y kromozomu taşır, eğer Y kromozomu taşıyan sperm, yumurtayı döllerse bebek erkek olur. X kromozomu taşıyan sperm, Y'den önce yumurtaya ulaşırsa bebek kız olur.
Teknoloji yardımı
Cinsiyet seçimiyle ilgili, evde kendi kendilerine uygulama yapabilecekleri yöntemleri seçen çoğu çift, elbette bunu şanslarını yükseltmek için yapıyor. Çünkü onlar için hayalini kurdukları kız ya da erkek çocuğa kavuşmanın önemi, düşünülenden çok daha fazla. Yalnız bütün bunların yanında, hemofili (gen bozukluğuna bağlı kalıtsal bir hastalık) ve kas hastalıkları gibi genelde erkek çocuğun yakalanması riskinin fazla olduğu, kromozom bozukluklarından meydana gelen yaklaşık 350 tane hastalık bulunuyor. Uzmanlara göre ailesinde böyle genetik hastalığı olanlar için, cinsiyet seçimi çok önemlidir. Erkek çocuklarda sıklıkla görülen kalıtımsal hastalıklar varsa, cinsiyet belirleme yöntemi ile bebeğin kız olabilmesi hedeflenmelidir. Kesinlik kazanmış laboratuar teknikleri biraz pahalı olsa da yüksek başarı ortalamaları vardır. Bu tekniklerde belirleyici işaretler kullanılır. Mesela Y kromozomu taşıyan spermleri X kromozomu taşıyan spermlerden ayırmak için bir çeşit boya kullanılır. Böylece X kromozomu taşıyan spermler lazer ışığının altında Y kromozomlarından çok daha parlak görünür. Bu tekniği uygulayan uzmanlara göre, kız bebek sahibi olma şansı yüzde 93, erkek bebeğe sahip olma şansı ise yüzde 73'dür.
Kız çocuk sahibi olma ihtimali
Kimi uzmanlara göre Y kromozomu, yapısından kaynaklanan bir hızlılığa sahiptir, ancak X kromozomunun aksine asit ortamında yaşayamaz. Yumurtlama zamanından önce vajina ve rahim ağzı asidimsi olma eğilimindedir. Bu yüzden bebeğin kız olmasını sağlayan X kromozomu, bu ortama Y kromozomundan daha fazla dayanabilme şansına sahip olur. Uzmanlar bu durumu dikkate alarak, eğer kız çocuk sahibi olmak isteniyorsa, regl kanamasının durmasından itibaren yumurtlama döneminin başlamasına 2 gün kalaya kadar günlük olarak cinsel ilişkinin yaşanması gerektiğini söylüyor. Bu yöntem uygulandığı takdirde, yumurtlama dönemi bitene kadar cinsel ilişkiden uzak durulması gerekiyor. Bununla beraber sperm birikintisinin vajinanın asidimsi bölgelerine doğru gidebilmesi için, kadının partneriyle beraber misyoner pozisyonunu seçmesi (yüz-yüze, erkeğin üstte olduğu pozisyon) ve orgazm olmamaya çalışması gerekir. Çünkü vücut orgazm olduğunda alkalin seviyesi artar ki, bu da, erkek çocuğa sahip olmayı sağlayan Y kromozomlarının lehinedir.
Erkek çocuk sahibi olma ihtimali
Kimi uzmanlara göre eğer erkek çocuğa sahip olmak istiyorsanız ya tam yumurtlama gününüzde ve hemen öncesinde ya da hemen sonrasında cinsel ilişkiye girin. Çünkü bu dönemler vajina ve rahim ağzı mukozalarının en fazla alkaline sahip olduğu dönemdir. Derine doğru birleşme gerçekleştiğinde (özellikle eşiniz dizlerinin üzerinde sizin arkanızda olduğu pozisyonda) Y kromozomu taşıyan spermlerin rahim ağzı açıldığında orada birikmesini sağlar. Karbonatla duş almak da vajinal alkalini artıracak bir diğer yöntemdir. Eşinizle aynı anda orgazm olmak da alkalin seviyesini yükseltir, spermlerin rahme geçişini kolaylaştırır. Bazı uzmanlar aksini iddia etse de, bazılarına göre bu yöntemleri deneyen çiftlerin yüzde 75'i cinsiyet belirleme konusunda başarılı oluyor. Bir araştırmaya göre eğer hiçbir yöntem kullanmadan bebeğinizin cinsiyetinin ne olacağı konusunu doğanın ellerine bırakırsanız, cinsiyetinin sizin beklediğiniz doğrultuda olması şansı, sadece yüzde 39'dur. Ancak yine de tıp bilimi, bu yöntemlerin doğruluğu konusunda bir onaylamada bulunmuyor. Bu metotlar, her ne kadar mantıklı gelse de uzmanlar kesinliği konusunda bir garanti olmadığını da belirtiyor.
Kromozom yöntemine, karşı çıkan uzmanlara göre:
Bazı uzmanlar ise, yukarıda anlatılan kromozom tekniklerinin tam aksi yönünde görüşe sahip. En son yapılan 5 araştırma teorisine göre X kromozomu taşıyan kız çocuk spermi, tam yumurtlama döneminde döllenir. Y kromozomu ise yumurtlama döneminden 4 ile 6 gün önce ya da 2 gün sonra döllenir. Bunun nedeni ise belirsizdir. Kromozom yöntemlerine karşı çıkan uzmanlar, kız çocuğa sahip olma şansını, yüzde 55-60 yükseltmek için yumurtlamanın ilk 24 saati içinde cinsel birleşme yaşanmasını öneriyor. Yumurtlama döneminizin 4 ile 6. günü arasında ilişkiye girmek ise, erkek çocuğa sahip olma oranını yüzde 60-65 oranında artırıyor. Bütün çiftler karbonatla duş yapmayı denemeli ve cinsel ilişkiden sonra kadın 20 dakika beklemelidir. Böylelikle spermlerin hayatta kalma ihtimali artar ve döllenme şansı yükselir. Kesinliği olmasa da "seçim ihtimali" olması, onların bu yöntemleri uygulamalarına neden oluyor. Sonuçta bütün seçenekler sizin elinizde. Eskilerden kalma yöntemler, kromozom teknikleri ya da daha modern seçenekler elleriniz arasında. Eski bir Roman inanışına göre eğer cinsel ilişkiye girmeden önce yatağınıza tuz serperseniz bebeğiniz erkek, eğer yağmur altında sevişirseniz bebeğiniz kız olacaktır. Aslında ne yaparsanız yapın, çocuğunuz ister kız ister erkek olsun, onun gözlerinin içine bir kez baktığınızda cinsiyetin ne olacağı hiç fark etmeyecektir. Çünkü siz ona çoktan umutsuzca aşık olmuşsunuzdur...