
Hamile olan kadınlar gebelikleri süresince, hamilelikle ilgili doktor muayene, tetkik giderlerinin ve doğum giderlerinin ödenmesi için özel sağlık sigortası yaptırmak isterler. Ancak hamile olan bir kişinin sağlık sigortası yaptırması mümkün değil. Bunun nedenini öğrenmek için, önce sağlık sigortasının işleyişini bilmek gerekiyor.
Sağlık sigortası nedir?
Türkiye'de, 2005 yılı sonu itibariyle 974.000 kişinin özel sağlık sigortası bulunuyor. Aslında ülkemiz nüfusuna göre bu çok düşük bir rakam. Özel sağlık sigortası bulunan kişilerin %60'ı çalıştıkları firmalar tarafından grup sağlık sigortası kapsamında sigortalanıyor. %40'ı ise primlerini kendileri ödeyen bireysel sigortalılar. Sağlık sigortaları; kişinin sigorta başlangıç tarihinden sonra ortaya çıkan hastalıklarına ilişkin giderleri karşılıyor. Sigorta başlangıç tarihinden önce varolan hastalıkların giderlerini ödemiyor.
Sistem nasıl işliyor?
- Sigorta yaptırmak isteyen kişi önce sigorta şirketlerinin hazırladığı bir formu dolduruyor ve buraya hastalıklarını yazıyor. Sigorta şirketi bu bilgileri aldıktan sonra şunları yapabiliyor:
- Kişinin önemli bir hastalığı yoksa standart primle kişiyi sigortalayabilir.
- Kişinin varolan hastalıkları önemli değilse, o hastalık için ek prim alarak varolan hastalıklarını da kapsam içine alarak sigortalayabilir.
- Varolan hastalığı riskli bulup poliçede kapsam dışı bırakabilir ve o hastalıkla ilgili giderleri ödemez.
- Sağlık durumu çok kötüyse kişiyi sigortalamaz. Hastalık beyan edildiğinde bir sigorta şirketi bu hastalığı kapsam dışı bırakabilir, başka bir sigorta şirketiyse ek prim ödenmesi şartıyla sigortayı yapabilir. Bu ek prim her sene ödenir. Ancak sigortalı, artık böyle bir hastalığı olmadığına dair itiraz eder ve bunu kendi yaptıracağı tetkiklerle ispat ederse, sigorta şirketinin de kabul etmesi durumunda bu ek prim kaldırılabilir.
Hamilelere sigorta yapılıyor mu?
Hamilelik, sigorta tarihinden önce varolan risk şeklinde düşünülüyor. Doğum giderlerinin ödenmesi için hamile kalmadan önce sağlık sigortası yaptırmak ve ikinci poliçe yılında doğum yapmak gerekiyor.
Doğum teminatlı bir poliçeye sahip olarak 1 yılını tamamlayan sigortalılara gebelik süresince hamilelikle ilgili her türlü doktor muayene, tetkik ve tedavi giderleri, Doğum Giderleri Teminatı limitinden düşülmek şartıyla poliçede belirtilen limit ve oran dahilinde ödeniyor. Kalan bakiye de doğumda ödeniyor. Bazı grup sigortalarında doktor muayenelerine yönelik yapılan tetkikler doğum teminatından düşülmeyip, ilgili teminatlardan (doktor muayene, tanı v.b.) ödeniyor.
Böylece sigortalının doğum teminat limiti azalmıyor. Fakat bu tür poliçelerin primleri daha yüksek oluyor.
Günümüzde genel uygulama şu şekilde işliyor: Doğum teminatlı bir poliçe alınıyor, ikinci sene doğum gerçekleşince doğum giderleri teminattaki kadar ödeniyor, ilk sene; doğumla ve gebelikle ilgili hiçbir gideri ödemeyen şirketlerin sayısı fazla, ikinci seneyse; doğumla ilgili komplikasyonlar, doğum mutad kontrolleri (doktor muayene ve tetkikler) ya da zorunlu kürtaj giderleri doğum teminatı limitine kadar ödeniyor.
Doğum teminatının limiti aslında sigortalının seçtiği hastanenin fiyat politikasına göre belirleniyor. Sigortalı, doğum mutad ve doğum giderlerinin ne kadar tutacağını hesaplamalı ve bu tutara yakın bir doğum teminat limitli poliçe almalı. Bunun dışında, doğum teminatının limitsiz olduğu poliçeler de satılıyor. Ancak bu poliçeleri satın alırken, kişinin doğum yapmayı planladığı hastanenin bu konuda sigorta şirketiyle anlaşmasının olup olmadığına dikkat etmesi gerekiyor.
Bebeklere sigorta yapılıyor mu?
Çoğu sigorta şirketi, doğduktan sonra ilk 14 gün içerisinde bebekle ilgili giderleri ödemiyor. Doğuştan gelen hastalıklar söz konusu olabileceği için, bu risk şirketler tarafından göze alınmıyor. Bebeğin sağlık durumu netleştikten sonra sigorta yapılabiliyor.