
Eğer karnı acıktığı zaman doyurulmuşsa, bu dünyanın yaşamaya değer, açlığının çabucak giderildiği bir yer olduğunu öğrenmiştir.
Eğer sık sık kucağa alınıp okşanmışsa, bu yaşta anlamlı olabilecek tek biçimde, ana kucağının sıcaklığını duyarak ve bedensel temas yoluyla, sevgiyi öğrenmiştir.
Eğer her ağlayışında sizi yanı başında bulduysa, gerekli olduğu zaman annesinin onun yardımına koşacağını öğrenmiştir.
Eğer temel ihtiyaçlarını karşılayan annesi ile yakın ve sıcak bir ilişki kurabilmişse, bir diğer kişiyle derin duygusal bir ilişkiye girmek konusunda ilk olumlu tecrübesini yaşamıştır. Bu ilişki, yaşamı boyunca diğer insanlarla kuracağı duygusal ilişkilerin temelini oluşturacaktır.
Eğer çevresindeki nesnelerle, annesiyle ve diğer yetişkinlerle giriştiği deneyler yoluyla duyuları ve beyni uyarılmışsa, dünyanın tatsız tuzsuz bir hapishane değil, eğlenceli ve ilginç bir yer olduğunu öğrenmiştir. Duyuların ve zekânın uyarılması, keşfetme ve inceleme özgürlüğü eşliğinde, bebeğin entellektüel gelişimine büyük ölçüde yardımcı olur.
Eğer bebeğiniz yaşamının ilk yılı sonunda bütün bunları yaşamışsa, kendisine ve dünyasına güvenle ve iyimser bir açıdan bakmayı öğrenmiştir. Bebeklikten bir sonraki evre olan sıralama çağına geçerken bu temel güven duygusu onun başlıca desteği olacaktır.