Yaz Diyetleri
Normal Doğum Yapın!
Önce Siz , Sonra Çocuğunuz!
Bu Fotoğraflar Çok Çılgın
Zeka Sütten Değil, Anneden
Tek Çocuk mu? Kardeş mi?
Bebeğinizin Burcu
Anne-Babama Mektup
Bebeğinizin Beden Ölçüleri
Çocuklarda Şımarıklık



 
 
 
 

Aile içi şiddet

Çocukluk, tehlikeli bir zaman dilimidir. Yenidoğanlar, bebekler ve çocuklar için ‘hayatta kalabilmek’, beraber yaşadıkları yetişkinlere, bildik deyimle çekirdek aileye göbekten bağlıdır. Bebeğin-çocuğun beslendiği, giydirildiği, sakınılıp korunduğu, bakılıp eğitildiği yerdir burası. Yalnız şu da vardır ki, yine aynı çekirdek aile yapısı, çocuğun en sık şekilde manipüle edildiği, dışlanıp değersizleştirildiği, damgalanıp kötücül ve yıkıcı inançlarla şiddete maruz bırakıldığı alana denk gelir. 1974 yılında, Straus isimli bir bilim adamının sunduğu verilere göre ABD, ‘ev’in en fazla şiddet içerdiği ülkedir. Keza 1995 yılına gelindiğinde FBI’ın topladığı veriler, bize ülkede yaşanan tüm şiddet olaylarının yüzde 27’sinin ailevi sorunlar veya aile içi huzursuzluktan kaynaklandığını göstermiştir. Yine, yaşanan şiddet olaylarının yüzde 48’inin evler olduğu, çarpıcı bir şekilde gözlemlenmiştir.

Çocukların bu anlamda evde yaşanan şiddetin birincil tanıkları veya mağdurları oldukları çarpıcı biçimde görülmüştür. Bununla birlikte aynı şiddet içerikli suç istatistikleri, evde yaşanan şiddetin önceliğini geniş bir ölçekte göz ardı edebilmektedir. Bunun karşılığı, ev içi şiddetin, genel şiddet oranına kıyasla yüzde beşlik bir dilime denk gelmesidir. Öte yandan aile içi taciz ve iç baskıların da çocukları duygusal şiddet anlamında ne kadar etkilediği ortadadır. Bu tür şiddetin biçimleri birbirinden çok farklıdır. Çocuk, evde annesine karşı babası veya erkek arkadaşı tarafından yöneltilen şiddete tanıklık edebilir. Çocuk, şiddetin - fiziksel veya duygusal yönden- gerek anne, gerek baba veya kardeşler tarafından yöneltilen doğrudan kurbanı olabilir.

Bu konuda bir araştırma yapan Straus ve Gelles isimli bilim adamları, 1996 yılında hazırladıkları bir rapor uyarınca her yıl en az 29 milyon çocuk veya bebeğin yaşıtları üzerinde şiddete başvurduğunu gözlemlemektedir. Çocuk, şiddetin ilk mağduru ve muhatabı haline gelirken, genellikle babadan anneye yönelik şiddeti önlemek için araya girerek zarar görmekte veya kardeşlerini korumak için canının yanmasını göze almaktadır.

Tüm bunları çocuğun fiziksel şiddete yol açmasına neden olurken, aile içi bu manzarayı içten içe zehirleyici bir diğer unsur daha ortaya çıkar: Duygusal şiddet. Bu unsur, beraberinde aşağılanmayı, baskıyı, ayrımcılığı ve küçümsenme ile terk edilme tehdidi ve fiziksel saldırıyı getirebilmektedir.
 



İlginizi Çekebilecek Diğer Konular
Bu yazı başka bir yazıyla ilişkilendirilmemiştir.
Aynı Kategorideki Diğer Konular
Yorumlar
Kayıt bulunamadı.
Kategoriler
> Üye Girisi
"Hamileliğinizi ve doğum sonrası bebeğinizin gelişimini hafta hafta takip etmek için ücretsiz üye olun"