
Anne rahminde başlayan eğitim
Bebeklerin de çeşitli müzikleri hissetme ve cevap vermede hususî bir kabiliyeti olduğu çok eskilerden beri bilinmektedir. İnsanın hayata gözlerini açtığı ilk yıllardaki müziğe olan bu eğilim, sinir sisteminin ve beynin, müziği algılama, işleme ve hatırlama yaşının kaç olduğu sorusunu gündeme getirmiştir. Son yıllarda giderek artan deliller ışığında, doğumdan önce ve hamileliğin son üç aylık döneminde, anne rahminin bir konser salonu seklinde fonksiyon görerek, biyolojik gelişimin ahenkli ilerleyişine belli bir ritim hâlindeki müziğin katkıda bulunduğu bilinmektedir. Çocukların zihnî kabiliyetlerinin de konuşmayı öğreninceye kadar pekgelişmediği zannediliyordu. Halbuki bebeğin his dünyası oldukça aktif durumdadır.
Bebeğin beyni, âdeta çevredeki seslerin ritmini ve motifini çözmeye çalışan bir dedektif gibidir. Bebek daha doğumundan önce, âdeta bir müzik âleti gibi çalışır ve çevredeki sesleri hem kayıt, hem de analiz eder. Bugün biliniyor ki, çocuklar melodik ritimleri algılama ve hatırlama, bir bestedeki yükselen ve alçalan ses tonlarını fark etme, ve tempo değişikliklerini algılama hususunda muazzam bir kabiliyete sahiptirler.