
Siz duş akustiğine aldanarak Pavarotti gibi şarkı söylediğinizi zannediyor olsanız bile, bebeğinizin sizden dinlediği şarkıya gösterdiği tepkinin, sesinizin kalitesiyle doğrudan yakından bir ilgisi bulunmaz (Hadi iyisiniz!). Gerçekte bebeğinizi baştan çıkaran şey, sizin sesinizi duyuyor olmaktır. Zaten O, bu sesi anne karnında olduğu andan itibaren duyduğu için, sesinizi ne zaman duyacak olsa yüzünü de size doğrultur durur. (Sevimli pırıl pırıl bakan iki göz ile)
Hal böyleyken, miniğiniz sizden her Allahın günü gelebilecek beleş Opera derslerine katılmaya çoktan hazırdır. Siz de, kendi sesiniz ve şakıyışınızdan utanmıyorsanız, bırakın bebeğiniz sesinizin keyfini çıkarsın, ikiniz de buna gülüverin. Hem, nasıl olsa ergenlik çağına gelesiye kadar zaten sizin müzik eleştirmenleriniz onlar olmayacaklar. Ama bunun için illa da bebeğinizle sık sık duşa girmenize de lüzum kalmaz, bebeğiniz, sesinizi siz ona ninni söylediğiniz sırada da duyar ve bundan hoşnut kalmasını bilir.
Bunun gibi, bebeğinizle girişeceğiniz 'Popstar'vari yarışmalar veya Karaoke teşebbüsleri, ilk hayranınızı, bebeğinizi çok sevindirebilir. Bu kapsamda bebeklerin işittiklerini anlamaları pek mümkün olmadığından, sesleri ve ritmlerini sevdikleri melodilerin sözlerini de işinize geldiği gibi değiştirebilirsiniz tabii. Ta ki, onlar art arda aynı şarkıyı sizden isteye isteye yorgun düşüp, "Hayatım, uyumam gerekiyor artık..." demeye başladığınız o yılgın ana kadar bu böyle devam eder, durur. Ama geriye huzur kalır. Şarkılara, bebeğinizi de bir karakter gibi katarak sözlerde yapacağınız değişiklik, onun daha da mutlu olması için birebirdir, bundan emin olabilirsiniz.
Rahşan Atasoy