
Dünyaya gelmeden önceki dokuz ay boyunca karnınızda, amnios sıvısı içinde günlerini geçiren bebeğinizin doğar doğmaz yüzebileceğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü uzun yıllar iddia edilenin aksine bebekler için ‘yüzmek’ doğal bir yetenek değil. Bebekler sadece vücutlarındaki yağ oranı yüksek olduğundan ‘su yüzünde kalma, batmama’ yeteneğine sahipler, o kadar. Yani doğduklarında su yüzünde kalmayı becermekle beraber; ne yüzebilirler, ne de su içindeyken yaşamlarını tehdit eden bir durumdan kendi çabalarıyla kurtulabilirler. Yine uzun yıllar savunulanın aksine, çok küçükken yüzme öğrenen bebekler daha sonra öğrenenlere göre daha iyi bir yüzücü olmuyorlar. Bu nedenle bebeğiniz daha yürümeye başlamadan yüzmeyi öğretmeye çalışmanız ya da yüzme öğrenmesi için kursa göndermeniz, onu ileride süper bir yüzücü yapmaya yetmiyor. Aksine bunun bazı sakıncaları da var. font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; ">
Bunları göz önüne alarak, bebeğinize yüzme öğretmeyi üç yaşından sonraya ertelemeniz ise onu üç yaşına kadar suya sokamayacağınız anlamına gelmiyor tabi ki. Uzmanların önerilerini dikkate alarak onu suyla buluşturabilirsiniz, işte dikkat etmeniz gerekenler.
Kaç yaşında başlamalı?
Anne-babalar çocuklarının erken dönemde yüzme öğrenmesinin yararlı olduğuna inanır, bu nedenle onlara bir an önce yüzme öğretebilmenin telaşını yaşarlar. Oysa uzmanlar üç yaş altındaki bir çocuğa yüzme öğretmenin gelişimi açısından hiçbir anlam taşımadığını belirtiyorlar. Çocuklar suda batmadan durmayı ve kısa bir mesafeyi yüzmeyi ancak 3-5 yaş arasında öğrenebiliyorlar. Ancak bu yaşta yüzmenin bir yarışma sporu olarak yapılmaması gerekiyor. Altı yaşından sonra ise daha teknik olarak yüzmekte ve yarışmalara başlamakta hiçbir sakınca yok.
Boğulma riski
Öncelikle, denizde ya da havuzda bebekler için en önemli risklerden biri, boğulma riskidir. Bu nedenle bebeklerini suda oynatmak isteyen anne-babaların eğer yüzme bilmiyorlarsa boylarını geçen yerlere gitmemeleri gerekiyor. Kıyıda dalgalarla ve kumla oynamak isteyen bebeklerini gözetimsiz bırakılmamaları da yaşamsal önem taşıyor. Bu arada, suda ya da su kenarında oynayan bebek ve küçük çocuklara ne olursa olsun can yeleği giydirmek gerekiyor.
Su zehirlenmesi riski
Uzmanlar, bebeklerini suya sokan anne babaların uyması gereken en önemli kurallardan birinin‘yüzünün kesinlikle suya sokulmaması’olduğuna dikkat çekiyorlar. Bebekler su altında refleks olarak soluklarını tuttuklarından su yutuyorlar. Yutulan su miktarının artması kanın sulanmasına yol açıyor. Sulanan kandaki sodyum düzeyi tehlikeli bir şekilde düşüyor ve bu durum bebeğin yaşamını tehdit ediyor. Anne babaların, ‘su zehirlenmesi’ olarak adlandırılan bu tehlikeye karşı dikkatli olmaları gerekiyor. font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; ">
Su zehirlenmesi, bebekte huzursuzluk, güçsüzlük, bulantı, titreme, şuur bozukluğu, havale, hatta komayla sonuçlanabilen olan bir hastalık. Bebek sudayken normal dışı bir durum gözlenmediğinden ve belirtilerin suyun içilmesinden 3-8 saat sonra ortaya çıkmasından ötürü anne babalar çoğu zaman durumun su zehirlenmesi olduğunu bile anlamıyorlar. font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; ">
Bunun yanında uzun süre su altında kalma bebeklerde hipotermi (vücut ısısının tehlikeli derecede düşmesi) riskini de arttırıyor.
Enfeksiyon riski
Bebeğin kafasını suyun altına sokmanın bazı enfeksiyonlara davetiye çıkardığını da unutmamak gerekiyor. Özellikle kulak, sinüs ve göz enfeksiyonları bunlar arasında başı çekiyor. Mikroplu deniz suları ya da klorlanmış havuz suyunun yaratacağı tahrişler; kulaklarının, solunum yollarının ve gözlerinin enfeksiyon kapmasına yol açabiliyor. Ayrıca bebeğin uzun süre suda kalarak üşütmesi, idrar yollarında enfeksiyona neden oluyor.
Denizdeki tehlikeler
Bebeğinizi denize soktuğunuzda onu bekleyen tehlikelerden biri de bazı deniz canlılarından kaynaklanan yaralanma olaylarıdır. Ülkemizde en sık rastlanan deniz hayvanı yaralanmalarının denizanasına bağlı olduğu biliniyor. Bu nedenle bebeğinizi suda oynattığınız sırada, her an bir deniz anasının ona çarpabileceğini aklınızdan çıkarmamanız gerekiyor. Çünkü deniz anaları kıyıya çok yakın yerlere kadar gelebiliyorlar. Deniz anası çarpması durumunda bebeklerde çok şiddetli ağrı, kızarıklık, şişlik ve bazen şok bile görülebilir. Bu durumda bölgenin alkol ile yıkanması ve daha sonra ise talk pudrası sürülmesi en iyi çözüm. Bayılma veya şok durumundaysa bebeği hemen en yakın hastaneye götürmek gerekiyor.
Güneş ışınları
Bebeğinizi, denize veya havuza güneşin yeryüzüne dik olarak geldiği saatlerde sokmamak da çok önemli. Özellikle iki yaşın altındaki çocukların bronzlaşacak kadar güneşe maruz kalmamaları ve asla güneş yanığı olmasına izin verilmeyecek biçimde korunmaları gerekiyor. Eğer çok sıcak bir bölgede tatil geçiriliyorsa, bebeği sıcak çarpmasından korumak için, sık sık duşun altına sokarak serin suyla yıkamak ve bol su içirmek büyük önem taşıyor. Ayrıca güneşe çıkmadan 20 dakika önce koruma faktörü 15’den yüksek olan koruyucular sürmek ve bu uygulamayı 2 saatte bir yinelemek de yararlı yöntemlerden biri..
Dikkat etmeniz gerekenler
- Bir bebek kafasını mükemmel düzeyde dik tutma .kabiliyetine erişene kadar (4 ay civarı) deniz veya havuza sokulmamalıdır. font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; ">
- Suyun kenarından birkaç saniye bile ayrılmayın, boğulma eylemi için bu süre yeterlidir. font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; ">
- Sudan korkan ve suya direnç gösteren bebek suya girmesi için zorlanmamalıdır. font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; ">
- Suyun sıcaklığı 29-30 derece arasında , hava sıcaklığı ise bunun 2-3 derece üstünde olmalıdır. font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; ">
- Bebeğin suda kalma süresi 30 dakikalık seanslar halinde olmalıdır. font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; ">
- Can simitleri , kolluklar, deniz yatakları veya diğer yüzücü cihazların yarattığı güvenlik duygusuna kanmayın. Çünkü çocuğun simitten veya yataktan kayması bir anlık bir olaydır.
- Bebeklere ve çocuklara suyun etrafında can yeleği giydirilmeli ancak bu önlemlerin kesintisiz bir gözetimin yerini tutmayacağı unutulmamalıdır. font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; ">
- Sık sık tekrarlayan orta kulak iltihabı varsa, denizden ve havuzdan uzak tutmanızda fayda var.