
Eşinizin hamileliğini öğrendiğiniz andan itibaren, yepyeni ve yabancı bir yeni Dünyaya açılır ve doğum ile hamilelik sürecinde eşinize destek verme yönünde yüreklendirilirsiniz. Buna rağmen bile yaşadığınız sıkıntı, güvenlik eksikliği ve korkularınızı paylaşmakta zorlandığınız anlar olabilecektir. Bu, tamamen doğal bir durumdur. Baba adaylarının bu süreçte karşılarına çok büyük sıklıkla çıkan yedi ana endişesi, şöyle sıralanabilir:
Güvenlik endişesi
Baba adayı Erkeklerin belki de en büyük şu endişesi, galiba kültürümüzün de göbekten bağlı olduğu köklü bir duruma işaret eder, durur : “Ben aileme bakabilecek ve onları koruyabilecek kudrette biri miyim ?
” Bir çok ailede, bebek geldiği zaman yaşanan durum aynıdır aslında: İki kişilik gelirle ayakta duran bir ev, birden üç kişinin mal ve can varlığından sorumlu bir kişinin, Babanın bu durumu yüklenmesi gibi köklü bir değişikliğe maruz kalır. Ve evet, günümüz dünyası için böylesi bir yük ağırdır.
Baba, daha önce yüzleşmediği kadar güçlü olmak durumundadır. Sadece maddi olarak değil, duygusal olarak da güçlü olmalıdır. Eşi ondan yardım isteyecektir; beklenmedik duygu değişimleri gösterebilecektir... Bu gibi durumlarda eşine destek olabilmek için, Babanın her an, her şeye hazırlıklı olması gereklidir.
Performans endişesi
Babaların yüzde 80’i, eşlerinin hamileliği esnasında onlara yeteri desteği veremeyecek olmakla ilgili endişeler taşımaktadır.
Eşlerini yalnız bırakarak çekip gitmekten, her şeyi berbat etmekten, ya da eşlerini öyle ‘uygunsuz’, akıntılar ve beden sıvıları içinde görüp oradan kaçmaktan korkmaktan endişe içinde söz eden baba adayları bulunmaktadır.Ancak burada iki şeyi de açığa kavuşturmak gerekir: Tüm erkekler böyle olacağından endişe ederler; ama bunlar, neredeyse hiç gerçekleşmez. Yine de kana tahammül edemiyorsanız, en iyisi bebek doğum ünitesinden uzaklaşmanız olacaktır.
Bu anlamda korkularınızı da ötelemeyin; onlara doğru yanaşın ve savaşın, öteki babalarla, sizden önce orada bulunanlarla yüzleşin, konuşun. Genellikle o odadan çıkan babalar, ‘Bebek de, karım da iyiler. Bir kızım oldu’ gibisinden sözler sarfederler.
Babalık endişesi
Baba adaylarının bir kısmı, gerçekten bebeğin babası olmadıklarına dair ciddi kaygılanmalar içinde bocalayabilir. Ancak onlara, eşlerinin bir ilişkisi olup olmadığı konusunda şüpheleri olup olmadığı sorulduğu zaman ise inciniyor ve aşağılanmış hissedebiliyorlar.
Mantıksal bağlamda, bu bir kopukluk evet; ama duygusal bağlamda baba adayı, bebeği hissettikçe başka bir şeyle, kendi yetersizlik haliyle yüzleşiyor aslında.
Ölüm endişesi
Yeni oluşan, yeni başlayan bir hayatın parçası olduğunuz zaman, o hayatı da içine alan yaşamın ölümlülüğü konusunda düşünmekten kendinizi alıkoymanız zordur. Bu süreçte kendi ölümlülüğünüz de gelir, tüm boşluğu ile sizi yakalayıverir. Artık en genç nesil, sizin tarafınızdan temsil edilmemektedir.
Durum değişikliği zamanınız kapıya dayanmıştır ve eğer her şey yolunda giderse, sonuçta çocuğunuzdan önce hayata veda edecek kişi, siz olacaksınızdır. Bu tür durumlar, yenilmez ya da ölümsüz olduğuna kendini inandırmış genç erkekler için gerçek birer hesaplaşma anıdır. Büyük bir değişimdir bu. Bu anlamda bir örnek vermek gerekirse, Dünyaca tanınmış bir oto yarışçısıydı; doğumdan sonra mesleğini terk etti. Ve kararını bana şöyle açıkladı: “Artık benim ölmeye hakkım kalmadı.”
Sağlık ile ilgili endişeler
Doğumlar, her ne olursa olsun insanın sinirlerini zorlayan tecrübelerdir. Dünyada her şeyden çok sevdiğiniz o insanın başına korkutucu şeyler de gelebilir.
Bebeği yitirebilirsiniz, ya da bebeği kurtarır ama anneye veda edebilirsiniz. Bu türde bir deneyimi ben de yaşayalı çok olmadı: Erken ‘20 li yıllarda çocukları olan Büyükbaba ve Büyükannemin örneği gibi, o yılların 50 yaş altı anne ölümlerinin ana nedeni, doğumlardı. Ancak bugün, doğum iyi yaptırılır ve bebek dahi iyi doğmuş olsa bile, annelerin ve babalarınn gizli gizli yeni doğan bebeğin parmakları ve ayak parmaklarını endişeyle saydıklarını görmeniz, işten bile değildir.
İlişkiler ile ilgili endişeler
Erkekler genellikle, yeni doğan bebek nedeniyle eşlerinin bebekten başka birşeyi daha çok sevmeyeceklerine, bu yüzden de eşlerinin kendilerine duyduğu sevgide bir azalma olacağına dair bir endişe geliştirir.
Bu gerçekten var olan ve sürekli nükseden bir korku türüdür. Bir çok evde, anne doğumdan sonra evin bekçisi haline gelir ve hatta ancak eşinin uygun olduğuna inandığı anda bebeği eşinin görmesine müsaade eder.
Babanın, bebeğin onun da bebeği olduğunu anneye hissettirebilmesi, bebeği büyütmede ortak hareket ettiklerini Anneye düşündürebilmesi gereklidir. Hoş, bazen babaların da evde, anne olmadan birlikte vakit geçirmeye ihtiyaçları olabilir. Aksi halde Babalar, sırf Anne müsaade etmediği için evin dışında kalabilirler. Aslında her ebeveyn, eşlerin ikili ilişkisine, birlikteliğine farklı dengeler katar. Bebek, genellikle güvenlik, sıcaklık ve konfor ihtiyacını Anne üzerinden sağlar. Bebeğin babaya bakışı ise daha çok, Dış dünyaya dair merak ve keşif duygusu ile, ayrılık ihtiyacından kaynaklanır. Tabii bu unsurlar aileyi bir araya getiren her iki bireyde de pekala bulunabilir. Ama en güzeli çocuğun ihtiyaçlarının el ele, ortaklaşa giderilebilmesidir. Harika olanı, böylesidir.
Tıbbi konularla ilgili endişeler
Erkekler genellikle kadınları ilgilendiren, jinekolojik - tıbbi terim, pratik ve konulara alışkın değildir. Bu onlara yabancı ve soğuk görünür. Çünkü anlamadıkları birşeydir. Bu süreci sadece gözlemleyen erkeklerin dahi utanma duygusu içine girdikleri, jinekolojik testlerle ilgili çekingen davrandıkları görülür.
Bir Baba için, hastanelerdeki gözlem odaları ve doğumhaneler yeteri kadar konforlu olmayabilir.
Erkekler genellikle bir kadının üreme sistemiyle ilgilenmezler bile, sonuçta “aşağıda biryerlerde olan, olur.” Ama eğer erkekler hayatları boyunca bununla bir şekilde ilk defa yüzleşecek olurlarsa, sürecin onları nasıl da etkilediğini şaşırarak yaşarlar.
Bu duruma birlikte hazırlanmak, eşiniz ve bebeğinizin bakımı ve koruması ile ilgili kararları birlikte almak, sınırsız katkı ve yardım sağlayabilir. Sizin de tayin edici bir sorumluluk üstleneceğiniz bir “Doğum Planı”, bu sürecin ilerisi, yani sizin ve bebeğinizin geleceğinin netleştirilmesi adına büyük fayda getirecektir.