Pek çok kişinin ilk kez duyduğu Çölyak, genetik bir hastalık. Bir tür ince bağırsak alerjisi. Bu alerjiye neden olan ise, buğday, arpa, yulaf çavdar gibi tahılların içinde bulunan glüten adı verilen bir protein. Besinler midede hazmedildikten sonra ince bağırsaklarda bulunan villus çıkıntıları sayesinde emilerek kana karışıyor. Villuslar olmadan vücut hiçbir besini ememiyor, işte çölyak hastalarında gluten, villusları yok ediyor dolayısıyla vücut gerekli olan besinleri alamıyor. Bunun sonucunda da bağışıklık sisteminde bozukluklar ortaya çıkıyor.
Şimdilik glütenin etkilerini yok edecek tıbbi bir tedavi biçimi yok. Genetik bir hastalık olması nedeniyle çölyaktan korunmanın da yolu yok. Ancak ortaya çıkışı her yaşta mümkün. Genellikle çocukluk döneminde kendini belli ediyor. Ancak yetişkinlik döneminde de ortaya çıkabiliyor. Uzmanlara göre ülkemizde teşhis edilmesi 5–6 yaşı buluyor. Bunun nedeni ise, hastalığın yeterince tanınmamasından dolayı 1–2 yıl gecikilmesi.
Belirtileri
Çocuklarda kusma, ishal, karın şişliği, iştahsızlık, kilo alamama ve boy uzamasından yavaşlık gibi belirtiler gösteriyor. Daha ileri yaşlarda ise sadece kansızlık, boy kısalığı, kemik zayıflığı ve nedeni henüz bilinmeyen karaciğer hastalığı gibi çok değişik belirtiler verebiliyor.
Hastalık, ameliyat, doğum, hamilelik, viral enfeksiyon ya da şiddetli duygusal stresten sonra tetikleniyor ya da ilk kez kendini belli ediyor.
Araştırmalara göre Avrupa ülkelerinde yaklaşık bin kişiden birinde çölyak belirtileri görülüyor ancak çölyak bazen hiç belirti vermiyor. Araştırmalar da bu sonucu doğruluyor çünkü yine Avrupa’da her 250 kişiden biri çölyak olmasına rağmen hiç belirti olmadan hastalıkla yaşıyor. Ancak bu kişilerde glüten alerjisinin tedavi edilmemesi sonucu başka bağışıklık sistemi hastalıkları oluşabiliyor. Bu araştırmalardan yola çıkan uzmanlar ülkemizde de yüz-binlerce çölyak hastası olduğunu tahmin ediyorlar.
Teşhis
Teşhisi en zor hastalıklarından biri. Çünkü pek çok hastalığın belirtisiyle aynı özellikleri gösteriyor. Bu da başka hastalıklarla karışmasına neden olabiliyor. Ancak günümüzde kesin tanı için kan tahlili ve deneyimli bir gastroenterolog tarafından ince bağırsak biyopsisi yapılması gerekiyor. Bu iki araştırma çölyakın kesin teşhis edilmesini sağlıyor. Ancak uzmanlar genetik bir hastalık olması itibariyle, ailesinde çölyak hastası olanların mutlaka gerekli kontrolleri yaptırmasının yararlı olduğunu söylüyor.
Tedavi
Çölyaklıların tedavisi tamamen diyete dayanıyor. Bir ömür boyu uzmanlar tarafından önerilen ve içinde glüten bulunmayan besinlerle beslenmek gerekiyor. Bunu gerçekleştirmek oldukça zor. Çünkü glüten pek çok gıdanın içinde bulunuyor. Örneğin buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi en temel yiyeceğimiz olan ekmeğin hammaddesi olan bu ürünleri yemeleri yasak. Yalnızca ekmek de değil, makarna, pasta, börek ve bisküvi gibi gıdalardan da uzak durmaları gerekiyor. Rahatlıkla tüketecekleri besinler ise; mısır, pirinç, soya, patates unu gibi glüten içermeyen besinler...