
Araştırmalar sonucu, dil gelişimi ve ardından gelen okuma-yazma becerisi arasındaki bağlantı kanıtlanmıştır. Çocukların günde 2 ya da 3 kez. her biri 10 ila 15 dakikalık süreçler halinde bir yetişkinle bire bir zaman geçirmelerinin, bu süreçlerde arka planda gürültü olmaksızın onlarla konuşulmasının, onlara kitap okunmasının ya da şarkı söylenmesinin çocukların dil gelişimi üzerinde çok olumlu etkileri vardır. Bu çeşit bir birlikteliği yaşamış olan çocuklar, yedi yaşına geldiklerinde, okuma yaşı olarak akranlarının hemen hemen 18 ay önündedirler.
Böyle bir farkın oluşmasının nedeni, farklı harf seslerini duyma yeteneğidir. Çocuğunuz alfabenin harflerini ve seslerini birer birer öğrendiğinde, onları yazılı olarak görmesi tanımasını daha da kolaylaştırır. ‘Bal’ ve ‘kal’ sözcükleri çok belirgin olan ‘ak sesiyle biter, fakat başlarındaki farklı harflerden dolayı iki çok farklı anlam içerirler. Harf sesleri arasındaki ayrımı yapabilmek, daha sonra heceleme öğrenirken daha çok önem kazanır.
Çocuğunuz için evde iki dilin konuşulduğunu duymak sorun yaratmaz, ancak her zaman aynı kişinin aynı dili konuşması gerekir; örneğin siz her zaman Türkçe konuşurken, anneannesi her zaman İngilizce konuşabilir