
Esas olarak tüm okullar MEB'in verdiği müfredatı uygulamak zorunda. Ama özellikle özel ilköğretim ve okul öncesi eğitim kurumlarında bu müfredatı uygulamada bazı farklılıklar gözlemleniyor.
Yaz ayları yaklaşırken, yoğun bir biçimde okul seçme telaşı yaşayan anne babaların, gerek anaokulu gerek ilköğretim okulu arayışlarında dile getirilen pek çok farklı eğitim modeli var. Hem içinde bulunduğumuz okul seçimi dönemi, hem de M.E.B.'in son değişikliğiyle "4+4" kavramı, farklı eğitim anlayışlarının neler olduğunu daha da merak edilir kıldı ailelerin nezdinde. İşte size son dönemde Türkiye'de pek çok okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumunda uygulanan eğitim modellerinden bazıları...
Montessori: 5 Duyunun Eğitimi
Montessori son dönemde adından en çok bahsedilen eğitim modeli. Bu modelin temeli beş duyunun eğitimine dayanıyor. Kökenleri oldukça eski olan Montessori ve Waldorf okulları Avrupa ve Amerika'da hızla yaygınlaşmış ve bu toplumlarda önemli sayıdaki ailenin çocukları için tercih ettikleri okullar olmuşlar.
Bu eğitim sisteminde eğitim çevresi özel olarak dizayn edilip, uyarıcı nitelikteki materyallerin, çocuğu kendi seçimleriyle öğrenme etkinliklerine katılmaya davet edici bir şekilde sergileniyor. Bunun da çocukta keşifler yaparak öğrenme sevgisi, öz disiplin, güdülenme, konsantrasyon yeterliliğinin gelişmesini sağlıyor. Montessori eğitim materyalleri öğretmenlerin sunuş tekniklerine yardımcı araçlar olmaktan çok, çocukların bireysel ve küçük gruplar halinde çalışmalarını sağlamak üzere geliştirilmiştir. Montessori sınıfında öğrenme materyalleri açık ve alçak raflarda çocukları davet edici biçimde yerleştirilmiştir. Çocuklar hangi materyali kullanmak isterlerse onu seçerler ve istedikleri süre kadar bu etkinliğe davam ederler. Çocuklar bu materyallerle işleri bittiğinde onları aldıkları rafa geri koyarlar. Materyallerin kendileri çocuğu etkinlik göstermeye davet edici niteliktedir.
Montessori eğitimi okul öncesi 3 ve. 4 yaş çocukları ile anaokulu öğrencilerini, ilköğretim okullarında ise 1. 2. ve 3. sınıf öğrencilerini kapsıyor. Moniessori'de eğitim materyallerinin büyük önemi var. Bu eğitim modelinde sınıflar adeta bir oturma odası gibi döşeniyor mesela. Bütün mobilyalar çocuğun boyuna göre ayarlı ve bütün materyaller de yine çocukların beden yapılarına uygun dizayn edilmiş materyaller oluyor.
Montessori ilköğretim okullarının sınıflarındaki en önemli ölçütlerinden biri öğrenci etkinlikleri. Bir günde 3-4 saat boyunca öğrenciler bireysel ya da küçük gruplar halinde kendi seçtikleri çalışmalarla ilgileniyorlar.
Montessori sınıflarının bir diğer özelliği ise yatışmadan çok işbirliğine dayalı bir tutum geliştirmesi olarak tanımlanıyor. Öğrenciler birbirlerine yardım ediyorlar. Geleneksel test sınavları üzerinde hızla durulmuyor ve öğrencilerin problemlere cevap vermelerini sağlayacak ortamlar sağlanıyor. Bireysel sorumluluğun geliştirilmesi de Montessori sisteminde en çok önemsenen konulardan biri. Bu da çocukların eğilim materyallerini korumalarının, sınıf kurallarının geliştirilmesine katılmalarının sağlanmasıyla çocuğa aşılanıyor.
Montessori'de çocuğun içinde bulunduğu çevre 4 farklı alana bölünüyor. Bunlar; pratik yaşam alanı, duyusal alan, matematik alanı ve dil alanı olarak tanımlanıyor.
Paratik yaşam alanı: Çocuklara gerçek işler yaptırılarak ev ve okul arasında bir bağlantı kurmaları sağlanıyor. Çocuk; parlatma, fırçalama, süpürme, bağlama gibi faaliyetlerde bulunuyor. Yani çocuklarımızın hep yapmaya meraklı oldukları ev işlerini, kendilerine uygun alet ve materyallerle yapması sağlanıyor. Pratik yaşam alıştırmalarında düğme ilikleme, fermuar çekme gibi kişisel bakım becerilerinden, ütü, temizlik, süpürge gibi çevresel bakım becerilerine kadar geniş bir alanda çocuğa sorumlulukları öğretiliyor. Ayrıca kutlama, hizmet etme, kabul ve özür dileme gibi pratiklerle sosyal yaşam becerilerinin, bir çizgi üzerinde yürüme, sessiz oyunlar v.b. etkinliklerle de çocuğun denge ve hareket kabiliyetinin geliştirilmesine çalışılıyor.
Duyusal alan: Dünyanın keşfi olarak da tanımlanabilir. Bu konuda yapılan eğitimlerde; dokunsal, sesli, tadı olan ya da kokulu Montessori materyalleri çocuğa dünyasını sınıflama, tanımlayarak netleştirme, karşılaştırmalar yapma olanağı veriyor.
Matematik alanı: Somuttan soyuta gidiliyor. Somut Montessori matematik materyalleri çocuğun somuttan soyuta doğru giden matematik yolculuğunda duyularının gelişmesine izin veriyor.
Dil eğitimi: Çocuk önce konuşmayı sonra yazmayı öğreniyor. Bunun için de bir Montessori sınıfında çocuklar, alfabedeki harflerin isimlerini öğrenmeden önce seslerini öğreniyorlar.
Uzmanlar, Montessori eğitimi veren öğretmenin de çok iyi bir eğitimden geçmesi gerektiğini özellikle vurguluyorlar. Bu açıdan ailelerin Montessori eğitimi verdiğini söyleyen eğitim kurumlarının ve öğretmenlerinin bu konuda eğitim alıp almadıklarını, sertifika sahibi olup olmadıklarını sorgulamaları gerekiyor.