
Her annenin bildiği gibi, hayatın sizden fiziksel, duygusal ve sosyal istekleri, yeni bir bebeğin gelişiyle artar. Bölünmüş geceler ve telaşlı günler yeni bir insanın sorumluluğuyla birleştiğinde, bir yeni annenin üstünde beklenmedik bir stres yığını oluşturur.
Organizasyon ayakta kalmanın anahtarıdır. Gebelik, ebeveynliğin keyfi travmalarla sarsılmadan önce oturup düşünmek için ideal bir zamandır. Bununla beraber, hangi evrede olursanız olun, daha iyi değerlendirebilmeniz ve zamanınızı düzenlemeniz için çok geç değildir.
Bebek sonrası yaşamınızı planlarken, düşünmeniz gereken şeyleri üç veya dört alana bölmeyi deneyin: Bebekle, işle (ev ve/veya ofis), ebeveynlerle ve sizinle ilgili. Bu dördüncü kategoriye genelde fazla önem verilmez, ama aslında en önemlilerinden biridir. Siz mutlu olmazsanız, bebek de mutlu olmaz. Önceden düşünmenizde fayda olan belli şeyler vardır. Örneğin, eğer çalışan bir anneyseniz, işe geri dönüp dönmeyeceğinizi veya ne zaman döneceğinizi yöneticinizle görüştünüz mü? Geri dönmeyi ve daha az çalışmayı düşündünüz mü? işinizi paylaşmanız mümkün mü?Eğer yarı zamanlı çalışıyorsanız, çalışma haklarınızdan herhangi biri etkilenecek mi? Etkilenmemelidir, ama sonradan öğrenmek yerine şimdiden incelemelisiniz. Pahalı bir çocuk bakımını üstlenmişken, bir ücret kesintisiyle karşılaşmak istemezsiniz.
Bir rutin oluşturmak Bebeğinizle ilgilenirken yapacağınız birçok iş tekrarlayan işlerdir, bir çizelge hazırlarsanız baş etmek çok daha kolay olur. Rutininiz çocuğunuzun isteklerine göre ayarlanmalıdır, tersi değil, bu nedenle bunu hemen hazırlayamayabilirsiniz; bebeğinizin beslenme ve uyuma düzenini oluşturması üç ila altı hafta kadar sürer.
Organizasyonu sıkı disiplinle karıştırmamaya dikkat edin. Küçük çocuğunuzun saat başı değişen ihtiyaçları karşısında hayatınızın esnekliğini yitirmesini istemezsiniz. Önemli olan, kendiniz için yarattığınız rutinin, sizi sıkmamasıdır.