İlk 6 Ay Sadece Anne Sütü
Normal Doğum Yapın!
Beni Üzersen Annen Olmam
Bu Fotoğraflar Çok Çılgın
Zeka Sütten Değil, Anneden
Doğum Sonrası Kilolar
Burcunuzun Renkleri
Anne-Babama Mektup
Bebeğinizin Beden Ölçüleri
Çocuklarda Şımarıklık



 
 
 
 

Minik Eller - Minik Patiler

 

Minicik ellerini istediğimi o gün daha iyi anladım sanırım. Klinikte miskinlik yaparken, Burcu ve Tamer'in kliniğe beraber geldikleri gün. Hekim odasına girmek üzerelerken " Tülin bizim sana birşey söylememiz lazım" dedi Tamer. Biraz tedirgin kapıdan içeri adım attığımda Burcu'nun gözleri ışıl ışıl parlıyordu. Ve bana doğru bir adım atıp teyze oluyorsun dedi. O an gözlerimden yaşlar inmeye başlamıştı bile göz kapaklarımı kapatmaya fırsat bulamadan. Ne güzel bir aile olacaklardı kimbilir.....

 
Bende bebek sahibi olmak istiyordum. Mininicik ellerini tutmak, mis kokunu içime çekmek ne güzel bir his olurdu... 
 
Günler haftaları, haftalar ayları kovalarken bir sonbahar sabahı, Burcu duru'yu dünyaya getirdi. Ona, ilk doğduğu dakikalarda bebek odasının camından bakarken hissettiklerim o kadar yoğundu ki, kendi bebeğimin bana neler hissettireceğini düşünemiyordum.
 
Zaman şu gibi akıp gidiyordu. Baban ve ben, mutlu evimizin kahkahasına seni de katmaya karar verdiğimizde, seni özlediğim 3. sonbahardı. Birkaç ay sonra, senin içimde büyümeye başladığını öğrendik. Dünyadaki herşey daha da güzel görünmeye başlamıştı, senin aramıza katılacağını öğrendiğimiz andan itibaren....
 
İlk haftalarında zor günler beni bekliyordu. Önceleri sadece halsizlik yapıyordun, sonra mide bulantıları ve kokulara karşı hassasiyet başladı. Tabii birde çevre baskısı.......Mesleğim, hayvan sevgim ve senin aranda seçim yapmamın istendiği zamanlar.....  
 
Hamile olmak ve veteriner Hekim olmak, hayvanlarla beraber yaşamak sanki karşıt iki olguymuş gibi davranmaya başlamıştı herkes. Çalışmaya devam edecek misin?, Neden hala köpek ve kedilerden uzak durmuyorsun?, Bunlar senin ve bebek için zararlı değil mi? gibi sorular uçuşmaya başlamıştı etrafımda. Hatta abartıp, işi bırakacağımdan emin bir şekilde, polikliniği kime devreceksin? diyenler bile vardı. İnsanları anlamakta zorlanıyordum. Ben, annenin ve babanın veteriner hekim olmasının, senin için bir şans olduğunu düşünürken, onlar benim gaddar bir anne olduğumu düşünüyorlardı sanırım. Bilgisizlik, cahillik ve araştırmamak insanları önyargılı yapıyordu. Ben yıllardır severek yaptığım mesleğimden tabii ki: gerçekliği olsa idi, bebeğim için vazgeçerdim. Ama toplumun dogmatik nedenleri benim gibi işini bilen, seven bir veteriner hekime engel olamazdı. Ben seni kedilerle, köpeklerle, tavşanlarla, kuşlarla bildiğim, evcil olan tüm hayvanlarla birlikte, büyütüyorum.
 
Etrafımızdaki büyüklerimiz hemen "kist olur kızım, bebeğini kaybedersin bak" gibi cümlelerle beni etkilemeye çalışıyorlardı. Oysa ki ben zaten tüm önlemlerimi almıştım. Ben bir bilim insanıydım, hurafelerle hareket etmezdim. Hamilelik dönemi  içerisinde sana ve bana zararı olabilecek Zoonoz, yani: hayvandan insana geçebilecek hastalık Toxoplazmaydı.  Bu bir çeşit parazitti. Ve pozitif olan kedilerin dışkısından insana bulaşabilirdi. Ancak çiğ sakatat ve et ile beslenen kedilerin barsaklarında yaşıyordu. İnsana bulaştığında , kedilerdeki gibi barsaklara değil, üterusa yanı rahime yerleşiyordu. Ve düşüğe neden olabiliyordu ya da bebekte anomaliye, yani: gelişim bozukluğuna… Köpekten bulaşma sözkonusu değildi. Hemen kedilerimiz Ceviz ve Badem'e Toxoplasma testi yaptım. Sonuçlarımız negatifti. Zaten pozitif olmasını beklemiyordum. Tedbiri elden bırakmak istememiştim sadece. Sırada önlemlerimin ikincisi vardı. Aslında kedilerimden çok, Toxoplasmayı bana bulaştırma olasılığının daha yüksek olduğunu düşündüğüm çığ sebze ve meyve ile sakatattan uzak durma dönemini başlatmış oldum böylece.
 
Doktor kontrollerimize gitmeye başlamıştık rutin aralıklarla. Baban her kontrolde yanımda durup, siyah- beyaz ultrason resimlerine gülümsüyordu. Doktorumuzda ara ara Toxoplasma testini yaptırıyordu. Ve her seferinde negatif çıkıyordu. Her test sonucunu beni etkilemek için olmadık, inanılmayacak derecede sözler sarfeden arkadaşlarıma ve akrabalarıma gösteriyor, bakımlı kedi ve köpeklerin zararsız olduğunu bir kez daha anlatıyordum.
 
Ve zaman akıp geçti. Tüm zorluklarıyla birlikte seni içimde hissetmeye başladığım andan itibaren, herşey çok güzeldi bebeğim…
 
Senin doğmana çok az kaldı bitanem. Ben seni bu süreçte kedilerden ve köpeklerden hiç ayırmadım. Her sabah polikliniğin kedilerine ve köpeklerine seninle beraber baktık tatlım. Sokaktan bulduğumuz hasta kedileri beraber iyileştirdik, her sabah ve akşam Paşa'yi beraber dolaştırdık. Sen daha şimdiden içimdeyken bile seviyorsun hayvanları biliyorum. Onlara ellerimle her dokunduğumda, senin de tekmeler atıp, kıpırdanmaya başlaman bu yüzden.
 
Seni çok seviyorum kızım. Belki dünyadaki herşeyden daha çok. Günlerdir kimseler duymadan konuşuyorum seninle, sen gaddar olma kızım, sen vicdansız olma, sen sokaklarda bi kap su bekleyen çaresiz hayvanlara uzat hep elini, onları sev, severken bil ki; onlar karşılıksız sevecekler seni, annenin ve babanın, bizim seni sevdiğimiz gibi.......
 
Veteriner Hekim Tülin Özkara 
 
 


Yorumlar
Kayıt bulunamadı.
> Üye Girisi
"Hamileliğinizi ve doğum sonrası bebeğinizin gelişimini hafta hafta takip etmek için ücretsiz üye olun"