
Oyunlar en neşeli araştırma biçimidir. (Albert Einstein)
Çocukların oyun oynaması, onların sinir hücrelerinin ve sinaps bağlantılarının gelişmesine katkıda bulunur; bütün o egzersiz beyinlerindeki patikaları güçlendirir. Bunun ötesinde, oyunculuk karizma yayar. Çocuklar, oyun deneyimi olan yetişkinlerle daha fazla zaman geçirmeye eğilimlidir.
Beynimizdeki sayısız kontrol sisteminin etkileşiminde, oyun deneyimi, kaygı, öfke, üzüntü gibi olumsuz hisleri ortadan kaldırır. Çocuk bu sayede daha neşeli, mutlu ve sakin olur.
Çocuk olgunlaştıkça, duygusal kontrol devreleri zamanla oynama dürtüsünü bastırmaya başlar. Beynimizdeki düzenleyici devreler, çocukluk döneminin sonlarında ve ergenliğin ilk yıllarında geliştikçe, çocuklar "ciddileşmeleri" yönündeki sosyal talepleri daha iyi yerine getirebilirler. Çocukluk oyunları birer anıya dönüştükçe, bu enerjilerini yavaş yavaş daha "yetişkin" tarzı zevklere yönlendirirler.
Yani, oyun çağı döneminden çıkıp yetişkinliğe adım atarlar. Belli bir yaştan sonra çocuğunuzla oyun oynamak isteseniz de artık mümkün değildir. Bu nedenle oyun çağını verimli geçirmeniz hem siz hem de çocuğunuz için önemlidir.