
Gelişim, doğrusal değildir. İleriye sıçrayabilmek için bir-iki adım geri gitmek gibi, gelişimde de zaman zaman geriye dönüşler olabilir. Hem anne-baba için hem de çocuk için sancılı olabilen bu sürecin ardından, çocuğunuzun önemli bir gelişimsel atılım yaptığını göreceksiniz….
Çocuklar, önlerinde bir engel (aşırı kaygı ve korku, aşırı müdahale, ihmal, vb.) olmadığı sürece, sahip oldukları gelişim potansiyelini kendiliğinden gerçekleştirirler.
Her çocuk farklıdır, her çocuğun gelişimi aşağı yukarı benzer bir hatta olsa da büyük ölçüde kendine has özellikler taşır.
İlişki, dans etmeye benzer. Çocuğunuzla ilişki içindeyken de, aynı dans eder gibi, spontan, yaratıcı, ve esnek olmanız gerekir.
Çocuklar, gelişim sürecinde “Hemen, şimdi, her şeyi istiyorum; dünya benim çevremde dönüyor; her şeyi yapmaya muktedirim” düşüncesinden, “Bazı şeyler imkansız, benim ve anne/babamın gücü sonsuz değil, biraz beklemek zorundayım, dünya benim çevremde dönmüyor” düşüncesine doğru evrilir.
Bu yanılsamanın kırılıp “gerçeklik dünyasına” geçiş, büyük bir hayalkırıklığını, çaresizlik, güçsüzlük, ve kaygı duygularını, ve bunun sonucunda da büyük bir öfkeyi beraberinde getirir.
Gelişim, BEDENSEL, ZİHİNSEL, DUYGUSAL, CİNSEL, ve SOSYAL alanda değişimleri içerir. Bu alanlardaki gelişimin tümü ise, KİŞİLİK GELİŞİMİ olarak adlandırılabilir.