.jpg)
Kitap okumak, insanı diğer canlılardan ayıran önemli bir özellik ve zihin gücünün geliştirilmesinde yararlı bir araçtır. İyi bir okuma alışkanlığının iki temel koşulu vardır. Bunlar, okuma sabrı ve okuma zevki’dir. «Okuma kültürü» denilen bu iki alışkanlık da, aile ve okulda kazanılır. Bu sebeple, okuma ilgisinin geliştirilebilmesi için aile, okul ve toplum, çocuğa bu doğrultuda faaliyet olanakları hazırlamalıdır.
Hurlock’a göre, çocuğun okuma zevkini, kültürel koşullar etkiler. Çocuk, okuması gerekeni ve kendi cinsi için uygun olanı seçerek okumasını öğrenir. Çocuğun okuyacağı kitabın türü ve sayısı, sosyo-ekonomik ve kültürel faktörlere bağlıdır. Orta ve daha üstün sosyo-ekonomik çevreden gelen çocuklar; anne-baba ve öğretmenlerinin uygun buldukları kitapları okurlar. Buna karşılık, sosyo -ekonomik düzeyi düşük kesimlerden gelen çocuklar, kendilerine yol gösterilmeksizin, istediklerini okumakta ya da hiç okuyamamaktadırlar.
Okuma ilgisinin oluşumunda ailenin sosyo-ekonomik durumunun dışında, anne ve baba modelinin rolü büyüktür. Çocuğa kitabı elinde tutabileceği yaştan itibaren bu fırsatı veren ve çocuğun yanında kitap okuyarak olumlu bir model oluşturan anne ve baba, okuma ilgisinin gelişimine önemli ölçüde katkıda bulunur. Tam tersine, kitabı «Elleme» fırsatından yoksun olarak yetişen çocuk, bu konuda şanssız olup, okuma ilgisinin gelişmesi aile dışı imkânlarla, çocuğun yeteneğine bağlı kalacaktır.
Ancak, gerek okuma ilgisinin yoğunluğunda, gerekse okuma miktarında, bireysel farkların öneminin de büyük olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir. Örneğin, üstün yetenekli çocuklar, normal çocuklardan iki veya üç kat daha çok okurlar ve okuma amaçları, bilgi edinmek noktasında yoğunlaşır. Çocuklara okuma ilgisi kazandırmak üzere okulda öğretmenler iki temel görüşten söz ederler. Bunlardan ilki, çocukların süratli okumalarım sağlayacak okuma yeteneğini geliştirmek; ikincisi ise, onlarda okumaya karşı büyük bir arzu uyandırmak ve zengin okuma malzemesi hazırlamaktır.