İlk 6 Ay Sadece Anne Sütü
Normal Doğum Yapın!
Beni Üzersen Annen Olmam
Bu Fotoğraflar Çok Çılgın
Zeka Sütten Değil, Anneden
Doğum Sonrası Kilolar
Burcunuzun Renkleri
Anne-Babama Mektup
Bebeğinizin Beden Ölçüleri
Çocuklarda Şımarıklık



 
 
 
 

Saldırganlık öğreniliyor mu?

Öfke, saldırganlık ve şiddet, sosyal psikoloji, toplumbilim ve siyaset bilim gibi pek çok bilim dalının araştırma konularından biri aslında. Diğer tüm insan davranışlarında olduğu gibi, in­sanlardaki saldırganlık ve bunun şid­dete dönüşmesi eğilimi de, kişinin psi­kolojik ve toplumsal gelişiminin, nöro­lojik ve hormonal yapısının etkileşimiyle ortaya çıkıyor. Psikologlar, uzun yıllar boyunca insanlardaki sal­dırganlık eğilimlerinin kökenini bul­maya çalışmışlar. Şiddeti psikolojik ve toplumsal etkenler açısından açıkla­maya çalışan araştırmaların bazıları, gelişim sürecindeki deneyimlerin in­sanların şiddete yönelme davranışları­na etkisini ortaya çıkarmaya çalışıyor. Daha çok Kanadalı psikolog Albert Bandura'nın görüşlerini temel alan sosyal öğrenme kuramına göre, ço­cuklar, belli durumlarda nasıl davran­maları gerektiğini, başka insanların davranışını gözlemleyerek öğrenirler. Bandura'ya göre insan gelişimi, do­ğuştan gelen özelliklerin, kişinin dav­ranışlarının ve çevrenin etkisinin kar­maşık etkileşimleri sonucu gerçekle­şir. Saldırgan davranışların pekişme­sinde en önemli etken de, çevredeki modellerin davranışlarının gözlenme­sidir.

Çocuklar, anne babalarının, so­runları çözerken başvurdukları saldır­gan davranışları öğrenerek bunları be­nimserler. Örneğin, babasının sık sık annesine şiddet uyguladığına tanık olan bir çocuğun, ileride eşine ya da çocuğuna zarar veren bir yetişkin ol­ma olasılığı yüksek. Bandura ve arka­daşlarının bu konudaki ünlü makalesi yayımlandıktan sonra, izlenen saldır­ganlıkla saldırgan davranışlar arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalışan birçok araştırma yapıldı. Bugün bu araştırmaların geneline baka­rak, çocukların şiddet içeren olay­ları ya da görüntüleri izlemeleri­nin, ileride bu davranışları ger­çekleştirme olasılığını artırdığını söyleyebiliyoruz. 1980'li yıllarda araştırmacılar,  televizyon programlarındaki şiddetin insanları nasıl etkilediğini incelemeye yö­neldiler. Bu araştırmaların sonuç­larına göre şiddet içeren televizyon programlarının etkisi iki yolla oluşabiliyor. Birincisinde, şiddet içe­ren programların çokluğu, insanlarda şiddete karşı bir duyarsızlık gelişme­sine neden oluyor. İkincisindeyse şiddetin sorunları çözmek ve amaca ulaşmak için kabul gören bir yol ol­duğu düşüncesi uyanıyor, günlük ya­şamda saldırgan davranışlar serbest bırakılıyor. 1994 yılında yapılan bir araştırmadaysa, evde anne babadan biriyle sürekli çatışma halinde olan çocukların, dışarıda öteki çocuklara göre daha saldırgan davranışlar sergi­ledikleri görülmüş.

Bandura'nın araştırmalarının gös­terdiği bir başka önemli gerçek de, saldırganlığın olduğu kadar, saldırgan olmamanın da öğrenilebilir bir davra­nış örüntüsü olduğu. Bundan yola çı­kan başka araştırmacılar, çocukların hem "yararlı" programların olumlu mesajlarından etkilendiklerini hem de bu programlarda geçen "kötü" davra­nışları (kötüler cezalandırılsa bile) öğrenebildiklerini gösterdiler. Örne­ğin çocukların izlediği çizgi film­lerde iyi kahramanların davranışla­rının övülerek kötü kahramanların yerilmesi, çocukların iyi kahraman­ların davranışlarını örnek alacakla­rı anlamına gelmiyor. Çocuklar, kötü kahramanların davranışlarını da örnek alabiliyorlar. Araştırmacı­lar, çocuklarının "kötü" davranışla­rını cezalandırmak isteyen anne babaların da aslında bu davranışla­rı pekiştirmekten öteye gidemedikleri­ni göstermişler. Buna göre, övülen "iyi" davranışlar çocuklar tarafından nasıl öğreniliyorsa, cezalandırılan "kö­tü" davranışlar da öğrenilebiliyor. Bu­rada önemli olan, davranışın altının çi­zilmesi.

Sosyal öğrenme kuramı, saldırgan­lık konusunda cinsiyetler arasındaki farklılıklara da değiniyor. Araştırma­larda, bebeklikten erken çocukluk dö­nemine kadar, saldırganlık konusun­da bir cinsiyet farkına rastlanmamış.

Ancak, erkek çocukların biraz büyü­meye başladıktan sonra daha saldır­gan, işbölümüne kapalı oldukları, kız çocuklarınsa toplumsal ve bilişsel açı­dan daha gelişmiş oldukları görülmüş. Erken yaşlarda bu konuda cinsiyet farkının görülmemesi, ileri yaşlardaki davranış farklılıkların kökeninin biyolojik ol­madığı, bu davranışla­rın öğrenildiği savını destekliyor. Başka bir araştırmadaysa, saldır­ganlık konusunda cinsi­yetler arasında görülen farkın, saldırganlığın dozu değil, dışa vu­ruluş biçiminde ol­duğu görülmüş. Kendilerine göste­rilen davranış modellerine bağlı olarak, erkek çocuk­lar saldır­gan­lıklarını fiziksel ve sözel olarak, kız çocuklarsa ilişkilerin­de geçimsizlik biçiminde sergiliyorlar. Sosyal öğrenme kuramı, son 40 yıl­dır bilimsel araştırmalarla destekle­nen, değişime açık ve bu açıdan da güçlü bir kuram. Bu kuram temel alı­nacak olursa, bir toplumda televizyon programlarının, bilgisayar oyunları­nın, ya da çocukların davranış biçimle­rini öğrenebilecekleri diğer kaynakla­rın içeriğinin hassaslıkla denetlenmesi gerekiyor.



İlginizi Çekebilecek Diğer Konular
Bu yazı başka bir yazıyla ilişkilendirilmemiştir.
Aynı Kategorideki Diğer Konular
Saldırganlık öğreniliyor mu?

Yorumlar
Kayıt bulunamadı.
Kategoriler
> Üye Girisi
"Hamileliğinizi ve doğum sonrası bebeğinizin gelişimini hafta hafta takip etmek için ücretsiz üye olun"