Şok genellikle sıkıntı verici bir olaya karşı duygusal bir yanıt olarak düşünülse de, tıbbi anlamda kan başmandaki kritik bir düşüş sonucu dokulara giden kan miktarındaki azalma anlamına gelir. Eğer hızla tedavi edilmezse, hayati organların fonksiyonu bozulur ve çocuk ölebilir. Korku ve ağrı, şoku ağırlaştırabilir ve bu durum kazalarda sıklıkla görülebilir.
Bulgular Şoka karşı vücut ilk olarak adrenalin artışıyla yanıt verir. Bunun sonucunda hızlı bir nabız, özellikle dudak çevresinde soluk, grimsi bir cilt, terleme görülür. Şok ilerledikçe çocuğunuz susuzluk hissedebilir, bulantı ve kusma olabilir. Halsizlik ve baş dönmesi muhtemeldir, solunumu yüzeysel ve hızlıdır. Nabzı hızlı ve düzensizdir.
Şok ilerledikçe, kan vücut yüzeyinden merkezine doğru çekilir ve beyne giden kan miktarı azalır. Çok ağır olgularda, beyne giden kan miktarı azaldığında, çocuğunuz huzursuz ve endişeli olabilir; esneyebilir veya iç çekebilir ("hava açlığı"). Şok tablosu ağırlaşırsa bilinci kaybolur ve kalbin işlevi durur.