
Çocukluğun ilk yılları ruhsal, bedensel ve sosyal kimliğin gelişip biçimlendiği en önemli yıllardır ve erken çocukluk yıllarında sağlıklı psikososyal gelişim çocuğun gördükleri, duydukları ve sosyal çevresi ile yakından ilişkilidir. O halde özellikle televizyon gibi etkili bir iletişim aracını kullanırken, bir de çocuklar söz konusu olduğunda son derece seçici olmamız gerektiği yadsınamaz bir gerçektir.
İşten eve döndükten sonra sanıyoruz pek çok evde ortak olan etkinlik televizyon seyretmektir. Ancak hiç düşündünüz mü televizyon karşısında geçirdiğiniz saatler çocuğunuzla başbaşa geçireceğiniz saatlerinizi çalmıyor mu? Özellikle de hiçbir program ayırt etmeden tüm akşamı bu şekilde geçiriyorsanız, bunun hem siz hem çocuğunuz için son derece üzücü bir durum olduğunu söylemek gerekir. Her şeyden önce tüm gün sizler işyerinizde, çocuklarınız okul ya da bakıcılarla beraber vakit geçiriyorlar ve herkes evde olduğunda size en çok ihtiyacı olan ve özleyen yine çocuklarınız oluyor. Elbette sizlerde çok yorgun oluyorsunuz, belki de televizyon açıp çocukları karşısına oturtup biraz vakit kazanmak iyi bir çözüm gibi geliyor.
Tüm gün sizi özlemiş olan çocuğunuza iş yaparken de vakit ayırabilirsiniz. Sofrayı birlikte hazırlarken ona vereceğiniz küçük sorumluluklar onu mutlu edecektir. Hem sorumluluk yüklenecek hem de sizinle keyifli vakit geçirecektir. Böylelikle çocuğunuzu sizin kontrolünüz dışında izleyeceği farklı programlardan da uzak tutmuş olacaksınız. Çünkü program aralarında çeşitli fragmanlarda yer alan kısacık şiddet, bol kanlı kavgalı görüntüler onları gereksiz gerginliğe ve anlam veremedikleri korkulara sürükleyebilir. Özellikle somut-soyut kavramlarının oturmadığı okul öncesi dönem, bu tarz korkuların gelişmesi için son derece elverişlidir. Çocuklar bu dönemde dizi, film ve reklamlardaki şiddet sahnelerini adeta büyülenmiş gibi izlerler. Çünkü onlar için bu görüntüler çok eğlendirici ve heyecan vericidir. Eylemin içindeki hile, kurnazlık ve kötülükleri ayırt edemez. Bu dönemdeki çocuklarda henüz ölüm kavramı da gelişmemiştir. Ancak izlenen her görüntü kopyalanır ve taklit edilebilir. Böylece onaylamadığınız konuşma ve davranışların her birini çocuğunuzda da gözleyebilirsiniz. Çok yoğun biçimde şiddet içeren programları sürekli izleyen çocuklarda ilerleyen yaşlarda daha ciddi problemlerle karşılaştıkları gözlenmektedir. Özellikle ergenlik döneminde çözümü zor problemler yaşanabilmektedir. Ayrıca çok yüksek ses, anlam veremedikleri şiddet ve kavga sahnelerini izleyen çocukların daha sonra son derece huzursuz oldukları, kaygı bozuklukları yaşadıkları gözlenmektedir.