Bu alandaki şiddetin artışı mevzubahis olduğunda, son 10 yılda bariz bir artıştan söz etmemiz mümkün olmaktadır. Sözgelimi, 1986 ile 1996 yılları arasında çocuk suçlarında yüzde 60'a erişen bir oran söz konusu iken, bu oranın yüzde 19'luk bir kısmı, fiziksel şiddet ihtiva eder. Bunların çoğunluğu, gençten - gence yönelik şiddete tekabül eder. Öte yandan, gençlerin tanıklık ettikleri şiddet adına kimi başka ülkelerden edinilen oranlar ise bunun çok üzerine erişmektedir. Öyle ki, kimi ülkedeki çocukların yarısından fazlasının, araştırma yılının sadece ve sadece bir yıl öncesinde şiddete maruz kaldığı anlaşılabilmektedir.
Bunlar arasındaki en 'tiksindirici' denilebilecek olan şiddet biçimi ise, geniş anlamda 'kamusallaşmış' olduğu anlaşılan okullarda karşımıza çıkan, ateşli silah vakaları olmuştur. Her ne kadar okul içi şiddet konusunda kimi kurumlar kendilerine has yıldırma veya gözdağı verme biçimleriyle karşımıza çıkıyor olsa bile, ortada ciddi tehdit ve adi saldırı vakalarının olduğu su götürmez bir gerçektir. Binlerce çocuk mevzubahis olduğunda, okul aslında pek de güvenli bir yer olamayabilmektedir. Tahminlere bakılırsa her ay, okullarda 250 binin üzerinde öğrenci, şiddetle karşı karşıya kalabilmektedir.