Minik bebeğiniz günün çeşitli zamanlarında yemek yeme hoşnutluğuna erişir, zevkle sütünü emerken karşısında çok güzel bir şey, sevgi ve mutluluk dolu pırıl pırıl bir yüz görür: Annesini... Küçük bebek bu yüze büyülenmiş gözlerle bakar ve yaşamının ikinci ayının bir noktasında emmeyi bırakıp ilk kez karşısındaki bu sevgi dolu varlığa gülümser.
Bu herkes için, bir yabancı için bile gerçekten son derece duygusal bir andır. Hele hele anne için... o andan itibaren bebek, insan yüzü gördüğünde gülümsemek alışkanlığını edinir. Bu yüz onun için dünyanın iyiliğinin simgesidir. Hem yalnız o değil, tüm yüzler... Çünkü gördüğü bir yüzü bir diğerinden ayırt edemez. Karşıdan gördüğü herhangi bir yüz onu gülümsemesi için uyarır. Ama karşısındaki kişi profilini döndüğünde, bu gülümseme siliniverir. Çünkü profil, bebek için, sütünü içerken gördüğü şey değildir, hatta hiçbir şey değildir.