Hoşgeldiniz (Küçükİnsan için belirlediğiniz kullanıcı adı-mail adresi ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz) Arama | Aktif Konular | Giriş

Yeni Konu Cevapla
Siz Olursanız Çocuklarınız da Olur
Admin Offline
#1 Gönderildi : 17 Ağustos 2010 Salı 12:35:00(UTC)

Sıralama: Administration

Gruplar: Registered, Registered, Registered, Registered, Administrators
[Joined]: 8.8.2010(UTC)
Mesajlar: 178
[Points]: 549
[Location]: İstanbul

1 Kere Teşekkür Etti.
30 Mesajına Toplam 46 Kere Teşekkür Edildi.
Yeni çağın çocuklarını yetiştiren yeni çağın anne babalarıyız. Eskileri eskiciye devrettik, yeni bir bilinçlilik ve farkındalıkla yapıyoruz anne- babalık görevimizi. En ufak meselede, ?aman çocuğumun psikolojisi bozulur, bebeğim olumsuz etkilenir? şeklinde düşünmek için herhangi bir efor sarfetmiyoruz artık. Bu bizim gerçekliğimiz haline geldi. Eski kalıplar yıkıldı, Çocuk Çocuktur düşüncesi, yerini ?Çocuk Bireydir? düşüncesine bıraktı. Bu bakış açısıyla yetişen yeni nesil bomba gibi. Kendine güvenen, düşüncelerini özgürce ifade eden, yeri geldiğinde anne-babasının karşısına dikilip ? sen bana böyle davranamazsın? diyerek haklarını koruyan yeniçağ çocukları var karşımızda.

Bütün bunlar harika gelişmeler. Ancak beni düşünmeye iten bir nokta var. Bizler yani şimdinin anne-babaları ortalama 25-35 yaşlar arasındayız. (İstisnalar kaideyi bozmaz). Kendi ailelerimiz tarafından eski kalıplarla büyütüldük. Yani bir ayağımız eskide: içimizdeki çocuk; diğer ayağımız yenide: kucağımızdaki çocuk. Ve yapmaya çalıştığımız kendimizi eskinin olumsuz alışkanlıklarından, yanlış çocuk yetiştirme geleneklerinden kurtarıp kucağımızdaki çocukları bir birey olarak yetiştirmek. Ancak gözlemlediğim kadarıyla ortada yanlış giden bir şeyler var. Kitaplarda, dergilerde, televizyonda öğrendiklerimizi kendi iç dinamiklerimize uyarlayıp uyguluyor ve yeni fikirleri eleyerek yaşantımıza sokuyoruz. Çocuklarımız için harika!

Peki ya bizler! Çocuk yetiştirmenin aslında kendimizi yetiştirmek olduğunun, çocuklarımız için rol modeller olduğumuzun ne kadar bilincindeyiz.

Aile ve arkadaş toplantılarında sıklıkla rastladığım bir tablo var. Çocuklu anne-babalar bir araya gelir ve ? ay benimki bunu yapıyor, ay benimki şöyle yapıyor? diye anlatıp duruyorlar. Bu böyle ve şöyleler de genellikle çocukların olumsuz davranışlarından oluşuyor. Nasıl yaramaz olduğu, nasıl söz dinlemediği, nasıl uyumadığı, nasıl inatlaştığı, nasıl yemek yemediği, nasıl her şeye ağlayıp durduğu? nasıl, nasıl, nasıl... Hooop, o anda öğrenilen ve uygulanmaya çalışılan tüm yeni çağ çocuk yetiştirme yöntemleri yerle bir oldu işte. İçinizdeki çocuk devreye girdi çünkü. O çocuk kendi yetiştirildiği tarzın bir şekilde hala doğru olduğuna inanıyor ve kucağındaki çocuğun da öyle bir çocuk olmasını istiyor.

Peki bu ikilemi çocuklarımıza yaşatmamızın onları nasıl etkileyeceğini hiç düşündük mü? Bir tarafta kendini özgürce ifade etmesi gerektiği öğretilen çocuk diğer tarafta; ?sus şimdi, biz konuşuyoruz, sonra anlatırsın söyleyeceklerini? cümlesine çarpıveriyor. Bir tarafta; sen her şeyi başarabilirsin, çünkü sen bir bireysin ve kendine güvenmelisinlerle yoğurulan çocuk, diğer tarafta mutfaktan getirdiği tencereye su doldurup içine sabun, kolonya ve boya ekleyerek hayatının en önemli deneyini yapmaya hazırlandığı sırada ? şimdi ortalığı batıracaksın, koy onları yerine? cümlesiyle yüzleşmek zorunda kalıyor. Perhiz ve lahana turşusunun şahane şovu!

Çocuklarımızı kendi ihtiyaçlarımızdan soyutlayarak yetiştirmeliyiz. Bizim ihtiyaçlarımız çoğunlukla onların ihtiyaçları değildir. Onların ilk belirgin ihtiyaçları sevgi ve güvendir. Bunun haricinde onlar için oluşturulan her ihtiyaç aslında bizim düşündüğümüz ihtiyaçların yansımasıdır. Hiçbir çocuk bir oyuncak dükkanına girip ?hımm, benim üzerinde ışıklar olan ve kas koordinasyonumu geliştirecek ve klasik müzik çalarken bir yandan da hareket eden bir oyuncağa ihtiyacım var? demez. Eğer bunun, çocuğunuzun ihtiyacı olduğunu düşünüyorsanız, bir daha düşünün, sakın o sizin içindeki çocuğun ihtiyacı olmasın!

Çocuğunuzun yapmasını istediğiniz şeyleri ve sergilemesini istediğiniz davranışları, O?na öğretmeye ve anlatmaya çalışmanız bir işe yaramaz. Yapmanız gereken tek şey çocuğunuza rol model olmaktır. Çocuğunuza kolanın çok zararlı bir içecek olduğunu ve kola içmemesi gerektiğini söyledikten sonra sofraya büyükler içecek diyerek kola koymanız tüm söylediklerinizi yerle bir edecektir. Kola içmesini istemiyorsanız siz de kola içmeyeceksiniz, yalan söylemesini istemiyorsanız siz de yalan söylemeyeceksiniz, tertipli ve düzenli olmasını istiyorsanız siz de tertipli ve düzenli olacaksınız, dişlerini fırçalamasını istiyorsanız, siz de dişlerinizi düzenli olarak fırçalayacaksınız, temiz olmasını istiyorsanız, siz de temiz olacaksınız, kızdığı zaman bağırmasını istemiyorsanız, siz de kızdığınız zaman bağırmayacaksınız, sağlıklı şeyler yemesini istiyorsanız, siz de sağlıklı şeyler yiyeceksiniz?Çocuk gelişimi ile ilgiyi her türlü bilgiyi önce kendi içinizde sindirmelisiniz.

Siz çocuğunuzun aynasısınız, çocuğunuzda düzeltmek istediğiniz bir davranış olduğunu düşünüyorsanız, önce dönüp kendinize bakın. Emin olun o davranışı yaratan şeyin siz olduğunun farkına varacaksınız. Önce kendi davranışlarınızı düzeltirseniz, çocuğunuzun karşısına geçtiğiniz zaman O?nun aynada pırıl pırıl parladığını göreceksiniz.

Çocuklarınıza güzel davranışlar sunun, düşüncelerinizi değil. Onların kendi düşünceleri var. İçinizdeki çocukla kucağınızdaki çocuğu karıştırmayın; O?nun sizin istediğiniz bir şey olmasını sağlamaya çalışmayın. O?nun ne ise o olması konusunda O?na rehberlik yapın.

Siz olursanız, çocuklarınız da olur?

Rahşan Atasoy
Sponsor  
 
Hızlı Cevapla Hızlı Cevabı Göster
Bu konudaki kullanıcılar
Misafir
Yeni Konu Cevapla
Forumu Atla  
Bu foruma yeni bir konu gönderebilirsiniz
Bu forumdaki konulara cevap yazabilirsiniz.
Bu forumdaki postalarınızı silebilirsiniz.
[You can edit your posts in this forum.]
Bu forumda anketler yaratamazsınız.
Bu forumdaki anketlere oy verebilirisiniz.