
Domuz gribi dünyayı sardığı gibi Türkiye’yi de etkisi altına aldı. Ülke olarak hazır olmadığımız belli ki, gribin aşısı bile yoğun tartışmalara yol açtı. Bazı hekimler aşıya şiddetle karşı iken diğer bir kısım kesinlikle yapılması gerektiğini savunuyor. Bu tartışmaların uzayıp gideceği ile şüphe duymuyorum ancak sonunu beklemek yerine doğal yollarla zararsız ve yan etkisiz bu hastalığın çözüm yollarını ve kendi kendimize alabileceğimiz önlemlere değineceğim.
Gittikçe yaygınlaşan grip salgınına endişelenmek yerine öncelikle kişisel temizliğimize dikkat etmeli, ellerimizi sık sık yıkamalı, çantamızda tek kullanımlık ıslak mendiller bulundurmalı ve bunları sık sık kullanmalı, hapşırdıktan veya öksürdükten sonra ellerimizi yıkamalı, toplu taşıma araçlarında maske kullanmalı ve en önemlisi vücudumuzun doğal bağışıklık sistemini korumak ve güçlendirmek için sağlıklı ve dengeli beslenmeye çalışmalıyız.
Şunu hatırlamalıyız ki vücudunuzun doğal savunma sistemi bizi en iyi koruyan sistemdir; bu yüzden ona gerekli önemi göstermeli kesinlikle sağlıklı beslenmeli, ideal ağırlımızı korumalı, haftada en az 3 kez yarım saatlik yürüyüşler yapmalı, gün içinde aktif olmaya çalışmalıyız.