Tam Doğum Anı
Anne, Hep Benimle İlgilen!
Çocuğunuzun İştahını Arttırın
Karnınızdaki Bebeğiniz Kaç Kilo?
Hamilelikte Kilo Almamak İçin
Ay Ay Bebeğinizin Beslenmesi
Bebek Gelişiminde Müzik
Burcunuz ve Bebeğiniz
Emziren Annelere İçecek
Miniğinizin Gelişim Süreçleri



 
 
 
 
Test
Ebeveynlik Tarzınız Nedir?

Daha iyi bir ebeveyn olabilmek için, şimdi nasıl bir ebeveyn olduğunuzu anlamanız gerekir. Kendinizi tarafsız olarak değerlendirmeniz çok zordur, bu test size yardımcı olacaktır.

Her bir soruyu okuduktan sonra, o durumda yapmanız en olası olan davranış biçimini seçin. Kendi çocuğunuzla, örnekteki çocuğun yaşı aynı olmasa da, ne yapardınızı işaretleyin.

Doğru olduğunu düşündüğünüz cevabı vermeyin. Kendinizi oradaki durumun içinde varsayıp, sizin davranışınızı en iyi yansıtan cevabı seçin. Bu test, sadece kendi ebeveynlik yöntemlerinize dürüstçe bakabilmeniz ve hangi alanlarda değişikliğe ihtiyacınız olduğunu saptamanızı kolaylaştıracak bir bakış açısı sunacaktır.
 



Soru 1: Çocuğunuz, büyük bir süpermarketteki unlu mamuller bölümünün ücretsiz olarak verdiği kurabiyelerden almak için kendini yerlere atıp, ter ter tepiniyor. Siz yemek vakti olduğu için 'hayır' dediniz. Herkes size bakıyor.
Kurabiyeyi almasına izin verirsiniz.
Elinden tutup onu uzaklaştırırken, onu ikna etmeye çalışırsınız.
Onu elinden tutup ya da kucağınıza alıp, sessiz bir köşeye ya da arabaya götürerek, bir süre sakinleşmesini bekler, markete geri dönersiniz.
Bunu sana almayacağım. Sen çok kötü bir kızsın."diye bağırırsınız. Poposuna bir tane vurup, "bu davranışını derhal kes, küçük hanım.- dersiniz.
Soru 2: Mutfakta yemek hazırlıyorsunuz. Çocuklarınız içeride bir oyuncak için kavga ediyorlar. Birden bir çığlık ve ağlama sesi duyuyorsunuz. Biri "benim oyuncağımı aldı" diye bağırıyor, diğeri "o başlattı" diye ağlıyor.
Kendi kendinize; bu çocuklar neden birbirleri ile ge-çinemezler?- diye söylenirsiniz.
Ayrıntıları dinleyip, hatalı olanın doğru davranmasını sağlarsınız
Kendi aralarında sorunu halletmelerini önerirsiniz.
Birini (ya da her ikisini de) biraz ara vermeleri için odalarına gönderirsiniz.
Soru 3: Çocuğunuz bahçede oynamak istiyor. Yemek vakti olduğu için izin vermiyorsunuz. "Lütfen!" diyor. Siz yine "hayır" diyorsunuz. "Söz veriyorum, sadece 10 dakika sonra geleceğim. Saatim de var. Hemen yakında oynayacağım. Lütfen?"
Tamam, ama 10 dakika sonra burada olacaksın- dersiniz.
Çocuğunuza, yemek zamanı olduğunu ve ne zaman yemekten önce dışarıda oynamaya izin verseniz, sofraya geç gelindiğini, yemeğin soğuduğunu ve herkesin sofrada birlikte olmasını isteğinizi açıklıyorsunuz. Çocuğunuz yemek vaktine daha 15 dakika olduğunu ve hemen arka bahçede oynayacağını söylüyor. Bunu mantıklı bulduğunuz için, tamam, çağırdığım zaman hemen gel- diyorsunuz.
Yemekten sonra oynarsın- diyorsunuz. Çocuğunuz yalvarmaya devam ediyor ve yine -yemekten sonra oynayabilirsin- diyorsunuz.
Sızlanmayı kes- diyorsunuz. Çocuğunuz devam ediyor, Hemen odana git. Söylenmenden, sızlanmandan bıktım. Bu akşam TV seyretmek yok. - diyorsunuz.
Soru 4: Çocuğunuz oyalandığı için okul servisini kaçırıyor.
Okula kendiniz götürürsünüz.
Okula kendiniz götürürsünüz. Yolda giderken, organize olmanın ve sabahları belli bir düzen içinde işlerini yapmanın önemini vurgularsınız. Ertesi gün için daha organize olma sözü alırsınız.
Bu hiçbir zaman olmaz, çünkü sabahları herkesin sıkı bir şekilde uyacağı bir düzen uygularsınız.
Bu çok oyalandığın için oldu. Şimdi paltonu giy ve okula yürüyerek git.- dersiniz.
Soru 5: Yeni yürümeye başlayan çocuğunuz, müzik setinin kontrol düğmelerine dokunmakta ısrar ediyor. Ona sürekli olarak -hayır- diyorsunuz. Bu mücadeleden yorulmaya başladınız.
Onu görmezden gelirsiniz. Zaten müzik setini bozamayacaktır.
Ona oyuncak bir müzik seti alırsınız.
Müzik setini daha yukarılarda bir yere kaldırırsınız.
Sete her dokunduğunda eline vurursunuz. Ona dokunmamayı öğrenecektir.
Soru 6: Çocuğunuz 6 yaşında. Her zamanki gibi, oturma odasına girdiğiniz anda bütün oyuncaklarının odanın her tarafına dağılmış olduğunu görüyorsunuz. Bu dağınıklıktan çok sıkıldınız artık.
Derin bir nefes alıp, odayı toplamaya başlarsınız.
Çocuğunuzu karşınıza alıp, bu dağınıklık içinde daha fazla yaşayamayacağınızı söyler ve bu problemin çözüm yollarını önermesini istersiniz.
Çocuğunuza -oyuncakların yeri oyuncak kutusu, kitapların yeri de kitaplıktır. Bu odayı yemekten önce toplamanı istiyorum-dersiniz.
Bir çöp poşeti alıp, oyuncakları içine doldururken bir yandan da, -Artık yeter, Bunların hepsi çöpe gidiyor- diye bağırırsınız.
Soru 7: Saat akşam 11:30 ve 10 yaşındaki çocuğunuz uyuyor. Köpeğinizin hâlâ beslenmediğini veya dolaştırmaya çıkarılmadığını fark ediyorsunuz. Bu her gün yaşadığınız bir problem.
Çocuğunuzun ne kadar sorumsuz olduğunu söyleye söyleye, köpeği besler ve dışarı çıkarırsınız.
Köpeği besler ve dışarı çıkarırsınız. Ertesi gün çocuğunuzla köpek beslemenin yükümlülükleri hakkında konuşursunuz.
Köpeği besler ve dışarı çıkarırsınız. Ertesi gün çocuğunuzun günlük bir program hazırlamasına ve bu işleri yapmadığı zaman katlanacağı sonuçları da programına koymasına yardımcı olup, planı uygulamasını sağlarsınız.
Çocuğunuzu uyandırıp, -derhal gidip köpeğini besleyecek ve dolaştıracaksın. Bu işleri senin yerine yapmak zorunda kalmaktan bıktım usandım- dersiniz.
Soru 8: 8 yaşındaki çocuğunuzun balığı beslenmediği için öldü. Balığı beslemek çocuğunuzun sorumluluğundaydı. Çocuğunuz divanın üzerinde içini çeke çeke ağlıyor.
Lütfen ağlama tatlım. Sana iki tane yeni balık alacağım.- dersiniz.
Balığı çocuğunuzun yerine beslemediğiniz için suçluluk duyarsınız.
Çocuğunuzun yanına oturur, -insanın beslediği hayvanını kaybetmesi çok üzücü, biliyorum- dersiniz. Ona üzüntünüzü gösterir, fakat bunun öğrenmesi gereken bir hayat dersi olduğunu düşünürsünüz.
Belki bu sana sorumluluklarını yerine getirmen gerektiğini hatırlatır. Eğer balığını besleseydin, ölmezdi.- dersiniz.
Soru 9: 10 yaşındaki çocuğunuz, bu ay içinde ikinci kez okul defterini kaybediyor.
Ona yeni bir defter alır, daha dikkatli olmasını söylersiniz.
Onunla sorumlulukları hakkında konuşur, yeni bir defterin maliyetinden bahseder, eşyalarına nasıl sahip olacağını öğretirsiniz. Daha dikkatli olacağına dair söz alırsınız.
Bir süre kağıtlara yazmasını ve yeni bir defter için harçlığını biriktirmesini istersiniz.
TV seyretmek veya dışarıda oynamak gibi bir ayrıcalıktan mahrum edersiniz.
Soru 10: 17 yaşındaki oğlunuzun arkadaşlarının çoğu kulaklarını deldirtmiş ve şimdi gururla küpelerini gösteriyorlar. Oğlunuz da bunu yapmak istiyor.
Hayır dediniz, ama o yine de yaptı.
Hayır dediniz, ama o her gün tekrar soruyor. Aile toplantılarında, okulda takmayacağına ve çok küçük bir küpe olacağına dair söz veriyor. Siz de tamam diyorsunuz.
Ona, bu fikri hiç sevmediğinizi ve bunun nedenlerini açıklarsınız, fakat kendi kararlarını kendisinin vermesi gerektiğini söylersiniz.
Kesinlikle yasaklarsınız. Sizin oğlunuz küpe takamaz.
Soru 11: Cumartesi günü dışarıda yağmur yağıyor ve 6 yaşındaki çocuğunuz dışarıya çıkıp, su birikintilerinin içinde oynamak istiyor.
Ona hayır diyorsunuz. Komşu çocuklarının da dışarıda olduğunu, çok dikkatli olacağını, havanın çok ılık olduğunu ve yağmurun da sadece çiselediğini söylüyor. Kabul ediyorsunuz.
Yağmur yağdığını ve dinene kadar beklemesi gerektiğini söylüyor, onu oyalayacak başka birşeyler buluyorsunuz.
Olur. Ama lütfen, bir havluyla kuru kıyafetlerini, geldiğinde kullanmak üzere, kapının önüne hazırla- diyorsunuz.
Aptallık etme, dışarıda yağmur yağıyor. Git içeride oynayacak
Soru 12: Odaya girdiğinizde 3 yaşındaki çocuğunuzun duvara yazdığını görüyorsunuz.
-Oh, Tanrım. Ne yaptın? Şimdi bunları nasıl temizleyeceğim? Ev sahibi de kimbilir ne söyleyecek? Duvarlara yazmaman gerekiyor. Şimdi ben bunları temizlerken sen içeride oyna- dersiniz.
Bu ne felâket. Seni burada kağıt vermeden, kalemlerle yalnız bırakmak benim kabahatim. Lütfen bunu bir daha yapma- dersiniz.
Kesin bir ifadeyle -duvarlara değil, kâğıda yazarız. Şimdi bir bez alalım da, şunları beraber temizleyelim- dersiniz.
Eline bir tane vurup, -Hayır. Sen kötü bir çocuksun- diye bağırır, onu odasına gönderirsiniz